Journals / Çalışma ve Toplum / 2016 / Sayı: 49
Türkiye’nin Çok Partili Yaşama Geçiş Sürecinde Cumhuriyet Halk Partisi ve Esnaf Teşekkülleri: 1946-19501
- Journal
- Çalışma ve Toplum
- Issue
- 2016 · Sayı: 49
- Pages
- 611–646
- DOI
- —
Özet
Türkiye’nin çok partili siyasal yaşama geçiş yılı olan 1946 yılı ileDemokrat Parti’nin iktidara geldiği 1950 yılı arasındaki dönem,iktidardaki Cumhuriyet Halk Partisi’nin yeni oluşan siyasal rekabetkoşullarında, değişik toplum kesimleri ile yeni ilişkilere yönelmekzorunda kaldığı bir dönemdir. Bu dönemde Parti bir taraftan bukesimlerin sorunlarına ilgi göstermeye çalışırken, diğer taraftan daonları kendi kontrolündeki mesleki teşekküllerde örgütlemeyeçalışmakta ya da mevcut teşekkülleri kontrol altına almayaçalışmaktadır. Bu dönemde CHP, gerek 1947 tarihli ve 5018 sayılıSendikalar Kanunu’nun sağladığı hukuksal çerçevede, gerekse onuaşan değişik kanallarla işçi sendikalarını ve emek evrenini kontroletmeye yönelirken; Parti’nin kontrol altına almaya çalıştığı diğerönemli bir toplumsal kesim ise esnaf ve onu temsil eden teşekküllerolmaktadır. CHP tarihi, daha önceki dönemler itibariyle de esnafkesiminin Parti kontrolünde örgütlenmesini amaçlayan girişimlereyabancı değildi. 1930’lardan başlayarak bu doğrultuda çalışmalaryapılmış, bu çerçevede 1934 yılında da korporatif izler taşıyan İzmirİşçi ve Esnaf Kurumları Birliği deneyimi yaşanmıştı. Çok partili siyasalyaşama geçişi izleyen dönemde ise bu defa yeni siyasal rekabetkoşullarında işçi ve esnafı Parti kontrolüne alma düşüncesi tekrar önplana çıkarken, CHP bu yöndeki uygulamalar yanında, bununhukuksal altyapısını oluşturmaya çalışmaktadır. İşçi kesimi içinSendikalar Kanunu’nu çıkartarak, emek evrenini kontrolde bu yasanıngetirdiği olanakları kullanan CHP, esnaf kesimini de 1949 yılındaçıkarılan 5373 sayılı Esnaf Dernekleri ve Esnaf Birlikleri Kanunu ilesiyasal iktidarın kontrolü altına almayı amaçlamaktadır. Parti içinde iseSosyal İşler ve Ekonomi Bürosu (III. Büro) bunun organizasyonelaracını oluşturmakta, CHP bu büro aracılığıyla akçalı konular da dâhilolmak üzere her türlü olanağı kullanarak işçi ve esnaf örgütlenmelerinigüdümü altına almaya çalışmaktadır. Çalışmamızda, Türkiye toplumsal tarihi açısından son derecede önemli olan ama üzerinde yeterli ölçüdeçalışılmamış olan bu konu, özgün arşiv belgeleri aracılığıylaincelenmektedir.