Journals / Dicle Tıp Dergisi / 2010 / Cilt: 37 - Sayı: 1
Capsular tension ring implantation in cataract patients with pseudoexfoliation
- Journal
- Dicle Tıp Dergisi
- Pages
- 35–41
- DOI
- —
Abstract
Purpose: To investigate the infuence of capsular tension ring (CTR) on prevention of intraoperative complications due to zonular weakness and increased capsular fragility during phacoemulsifcation of cataracts with pseudoexfoliation. Materials and methods: 148 eyes of 148 patients who had cataract with pseudoexfoliation underwent phacoemulsifcation surgery included. 74 eyes of the frst group (study group) were implanted with CTR after hydrodissection, while CTR was not performed in 74 eyes of control group (Group 2). In both groups, intraoperative complications such as zonular dialysis, conversion to extracapsular cataract extraction (ECCE) or intracapsular cataract extraction (ICCE), posterior capsular rupture, vitreus loss, and early postoperative complications were recorded and compared between two groups. Results: In group 1, no complication occurred in 64 eyes (86.5%) and intraocular lens (IOL) implanted in the bag. In 10 eyes (13.5%) posterior capsule rupture occurred, in 4 of them converted to ECCE, IOL implanted in four eyes. In other 6 eyes, phacoemulsifcation completed underlay viscoelastic. In group 2, no complication occured in 42 eyes and IOL implanted in the bag. In 10 patients (13.5%) zonular dialysis occurred, in 4 of them IOL implanted in the bag and in 6 of them converted to ICCE and IOL implanted in anterior chamber. Posterior capsule rupture occurred in 20 eyes (27.0%), all of them converted to ECCE and IOL was implanted. In 2 eyes capsullorrhexis occurred and converted to ECCE, IOL was implanted in sulcus. Conclusion: In patients with pseudoexfoliation, CTR implantation in phacoemulsifcation simplifed the surgery, increased the rate of IOL implanted in the bag and prevented complications like IOL desantralization after surgery.
Özet
Amaç: Psödoeksfolyasyonlu katarakt olgularında, fakoemülsifkasyon sırasında kapsül germe halkası (KGH) implantasyonunun, zonül zayıfığı ve artmış kapsül frajilitesine bağlı gelişebilecek komplikasyonları önlemedeki başarısını değerlendirmek. Gereç ve Yöntem: Fakoemülsifkasyon cerrahisi yapılan psödoeksfolyasyonlu 148 hastanın 148 gözü çalışmaya alındı. Grup 1’deki (çalışma grubu) 74 göze hidrodisseksiyonu takiben KGH uygulandı, kontrol grubundaki (Grup 2) 74 göze ise KGH uygulanmadı. Tüm olgularda ameliyat sırasında gelişen zonül diyalizi, arka kapsül rüptürü, ekstrakapsüler katarakt ekstraksiyonu (EKKE) ya da intrakapsüler katarakt ekstraksiyonu (İKKE)’ye dönme, vitreus kaybı gibi intraoperatif komplikasyonlarla, erken postoperatif komplikasyonlar kaydedilerek, sonuçların gruplar arası karşılaştırılması yapıldı. Bulgular: Grup 1’de 74 gözün 64’ünde (%86.5) komplikasyon gelişmedi ve kapsül içi göz içi lens (GİL) kondu, 10 gözde (%13.5) arka kapsül perfore oldu, bunların 4’ünde EKKE’ye geçilerek 2’sine sulkus lensi, 2’sine ön kamara lensi kondu. Diğer 6 gözde (%8.1) ise; fakoemülsifkasyon tamamlanarak 4 GİL sulkusa, 2 GİL ön kameraya kondu. Grup 2’de ise 74 gözün 42’sinde (%56.8) komplikasyon gelişmedi ve hepsine kapsül içi GİL kondu, 10 hastada (%13.5) zonül diyalizi oldu, bunların 4’ünde haff diyaliz vardı ve fakoemülsifkasyon tamamlanarak kapsül içi GİL kondu, 6 gözde ileri derecede zonül diyalizi görüldü ve hepsinde İKKE’ye geçilerek, ön kamara GİL kondu. Yirmi gözde (%27) arka kapsül perforasyonu gelişti, hepsinde EKKE’ye geçildi, EKKE’ye geçilen 14 gözde (%18.9) sulkusa, 6 gözde ön kameraya GİL implantasyonu yapıldı, 2 gözde kapsüloreksis perifere kaçtığı için EKKE’ye geçildi ve GİL kondu. Sonuç: Psödoeksfolyasyonlu hastalarda katarakt cerrahisinde KGH kullanımının; zonül hasarını engelleyip fako- emülsifkasyonu kolaylaştırdığı, kapsül içi GİL implantasyonu oranını arttırdığı, cerrahi sonrası GİL desantralizasyonu oluşumunu önemli ölçüde engellediği görüldü.