Journals / Çocuk Enfeksiyon Dergisi / 2008 / Cilt: 2 - Sayı: 4
A Case of Crimean-Congo hemorrhagic fever and evaluation of cases admitted for tick bite
- Journal
- Çocuk Enfeksiyon Dergisi
- Pages
- 137–140
- DOI
- —
Abstract
Aim: Crimean-Congo Hemorrhagic Fever (CCHF), is a zoonosis characterized, viral hemorrhagic disease which has high mortality and included in viral hemorrhagic fever syndromes. Our country has a suitable geography for lives of ticks. Ticks have essential role at tranmission of disease. We want to share our experience of first evaluation, treatment, follow up and official procedures of tick bite patients. Material and Method: 84 cases which have tick bite history enrolled to the study prospectively. Sistematic procedure of Ministry of Health prepared for tick bite, used. First by suggestion of infectious diseases specialist of our university, serum samples taken from needed cases and ticks which were still on the body or bringed to us analyzed by microbiology specialist of our hospital and determined their features. PCR study of 3 serum samples taken, done at Refik Saydam Hıfzısıhha Center. Results: Of all cases only at 3 of them clinic and laboratory findings were suggestive of CCHF. From 3 serum samples sent to Ministry of Health, only at one CCHF agent detected by PCR study. All cases discharged with cure and hemorrhage not seen at any case. Conclusion: If humans avoid contact, transmission can be prevented. By the way, as possible, should stay away of areas that found ticks. In a case of tick bite, it’s suggested to obey to algorithm and follow up patients closely.
Özet
Amaç: Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), viral hemorajik ateş sendromları arasında yer alan zoonoz karakterli, yüksek mortalite oranı olan; viral hemorajik bir hastalıktır. Ülkemiz kenelerin yaşamaları için coğrafi açıdan oldukça uygun bir yapıya sahiptir. İnsanlara hastalığın bulaşmasında esas rol kenelere aittir. İnfekte insan ve hayvanlara ait doku ve vücut sıvısı teması ile de bulaşma söz konusudur. Bizde üniversitemize kene tutunması ile başvuran olgularda; genel bilgiler dahilinde ilk değerlendirme, tedavi şekli, takibin nasıl planlandığını ve yapılması gereken resmi işlemleri olgularımız üzerinden paylaşmak istedik. Gereç ve Yöntem: Kene tutunması öyküsü olan 84 olgu prospektif olarak kayıt edildi. Sağlık Bakanlığı tarafından kene tutunmasına yönelik düzenlenmiş sistematik ile hareket edildi. Önce üniversitemizin görevli enfeksiyon hastalıkları uzmanı bilgisi dahilinde gerekli olgulardan serum örnekleri alındı ve halen vücut üzerinde bulunan veya getirilen keneler Sağlık Müdürlüğü’ne iletildi. Bu keneler hastanemiz mikrobiyoloji uzmanı tarafından da değerlendirilerek özellikleri belirlendi. Alınan 3 serum örneğinden PCR çalışması Refik Saydam Hıfzısıhha Merkezi’nde yapıldı. Bulgular: Bütün olgulardan yalnızca 3’ünde klinik ve laboratuvar bulguları KKKA’ni düşündürttü. Bunlardan Sağlık Bakanlığı’na gönderilen 3 serum örneğinden yalnızca 1’inde PCR ile KKKA etkeni tespit edildi. PCR pozitifliği saptanan da dahil olmak üzere tüm olgular kanama gözlenmeksizin şifa ile taburcu edildiler. Sonuç: İnsanlar kenelerden uzak tutulabilir ise bulaş önlenebilir. Bu nedenle de mümkün olduğu kadar kenelerin bulunduğu alanlardan kaçınmak gerekir. Kene tutunması durumunda belirlenen algoritme uyularak hareket edilmeli ve olgular yakın olarak takip edilmelidir.