Journals / Çocuk Enfeksiyon Dergisi / 2009 / Cilt: 3 - Sayı: 3
Evaluation of cases with hydatid diseases
- Journal
- Çocuk Enfeksiyon Dergisi
- Pages
- 104–108
- DOI
- —
Abstract
Objective: We aimed to evaluate the clinical data and prognosis of the cases of hydatid disease during a 8-year period who were followed up by the Pediatric Infectious Diseases Clinic. Methods: Demographic, clinical, laboratory data and prognosis of 41 patients with hydatid disease were evaluated between the period of 2000 to 2008 years retrospectively. Results: A total of 41 children were included in this study. There were 21 females (51%) and 20 males (49%). The patients were aged between 5 and 17 years with a mean of 11.50±3.14 years. Most children presented with the complaint of cough (36%), abdominal pain (29%) and rash (17%). Decreased breath sounds were observed in 46% of patients, urticarial rash in 12% of patients. The hydatid disease was located in the lung only in 37%, in the liver only in 35%, simultaneously in the lung and liver in 17%, and the spleen only in 5% of the all patients. A positive indirect hemagglutination assay result was obtained (titration ≥1/32) in 32 (78%) patients and a negative result was obtained in 9 (22%) patients initially. Albendazole was given as 15 mg/kg/day in two divided doses. The cure times were between 3 and 27 cycles with a mean of 7.31±5.75. In all,71% of the patients were given medical treatment and underwent surgery, 12% of patients were given medical and invasive radiological procedures, 10% of patients were given medical treatment only and 7% of patients were given medical treatment, invasive radiological procedure and underwent surgery. All of the patients were cured. Recurrence of hydatid disease was not seen during the follow up period. Conclusion: Planning of the optimal treatment regimen of hydatid disease according to clinical involvement and characteristics of the patients can increase the treatment success. The cure may take a long time, although the patient undergoes surgery and invasive drainage.
Özet
Amaç: Bu çalışmada 8 yıllık sürede Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı tarafından takip edilen kist hidatikli hastaların klinik ve takip bulgularının değerlendirilmesi amaçlandı. Yöntemler: 2000-2008 yılları arasında kist hidatik hastalığı tespit edilen 41 hastanın demografik, klinik, laboratuvar ve takip bulguları geriye dönük olarak incelendi. Bulgular: Çalışmaya alınan 41 hastanın 21’i (%51) kız, 20’si (%49) erkek olup yaş ortalaması 11.50±3.14 yıl (5-17) olarak saptandı. En sık başvuru nedeni % 36 ile öksürük, %29 ile karın ağrısı, %17 ile vücutta döküntü idi. Hastaların %46’sında solunum seslerinde azalma, %12’sinde ürtikeryal döküntü saptandı. Hastaların %37’sinde sadece akciğer tutulumu, %35’inde sadece karaciğer tutulumu, %17’sinde karaciğer ve akciğer tutulumu, %5’inde sadece dalak tutulumu vardı. Hastaların ilk başvuru anında yapılan ekinokok indirekt hemaglütinasyon testi (titresi ≥1/32) 32 (%78) hastada pozitif, 9 (%22) hastada negatif idi. Tüm hastalara medikal tedavi olarak albendazol 15 mg/kg/gün iki dozda 28 günlük kürler halinde verildi. İki kür arasında 14 günlük aralar verildi. Ortalama kür sayısı 7.31±5.75 (3-27) idi. Hastaların %71’ine medikal ve cerrahi tedavi, %12‘sine medikal ve girişimsel radyolojik drenaj, %10’una sadece medikal tedavi, %7’sine medikal, cerrahi ve girişimsel radyolojik drenaj uygulandı. Kist hidatik nedeniyle takip edilen hastaların tamamında iyileşme saptandı. İzlemde hastaların hiçbirinde nüks saptanmadı. Sonuç: Kist hidatik hastalığında tedavinin hastanın özellikleri ve klinik tutulumuna göre planlanmasının başarı şansını artıracağı ve girişimsel drenaj, operatif cerrahi yanı sıra uygulanan medikal tedavinin uzun sürebileceği vurgulandı.