Journals / Çocuk Enfeksiyon Dergisi / 2020 / Cilt: 14 - Sayı: 3

Pediatric Blood Culture Resistance Rates from A Single Centre Hospital; How Innocent Are Coagulase-Negative Staphylococci?

Çocuk Kan Kültürü Direnç Oranlarına Tek Odaklı Bir Hastaneden Bakış; Koagülaz Negatif Stafilokoklar Ne Kadar Masum?

Pages
109–114
DOI
—

Abstract

Objective: Pediatric blood culture bacteria profile and antibiotic susceptibilities vary for each hospital. In this study, it was aimed to determine the bacterial profile in blood cultures from the pediatric age group and study antibiotic susceptibility. In this context, we want to shed light on rational antibiotic use by determining antibiotic resistance rates in pediatric blood cultures and to reduce the number of samples considered as possible contamination by determining the rates of coagulase-negative Staphylococci (CNS). Material and Methods: In this study, positive 96 samples from a total of 326 samples were brought from the pediatric ward to our laboratory. The cultures were first taken into the growth period on BD Bactec in blood culture bottles. Positive samples were cultivated in suitable media and incubated at 37°C for 24-48 hours. For the suspected specimens of Brucella, the residence time of the bottles was increased to 21 days. The microorganisms were evaluated by biochemical media for identification, and antibiotic susceptibilities were performed by disc diffusion method. Results: A total of 326 blood samples were cultured. Of the 96 blood cultures with growth, 86 were gram-positive and 10 were gram-negative. While all of the gram-negative bacteria were found to be infectious agents compatible with the patient clinic, the rate of CNS from gram-positive bacteria was found to be about 50% of all bacteria, and the number of patients who had CNS proliferating over the first 12 hours was 48 and positive results were obtained from 27 samples in the first hours. While gram-negative bacteria profiles were found similar to other studies in bacterial susceptibilities, gram-positives were found to be more sensitive. This condition is thought to be based on skin or planting contaminant CNS. Aminoglycoside resistance was found as 25% (n= 24) and vancomycin resistance as 0% (n= 0) in gram-positive bacteria (vancomycin resistance was not found in the blood culture of any patient). Antibiotic resistance rates were as follows: erythromycin 39% (n= 37), cefoxitin 46% (n= 45), ciprofloxacin 46% (n= 44). Conclusion: Detection of CNS in up to fifty percent raises the question of whether the bacterium is active or contaminant. In addition to bacterial planting and sensitization determination, patient care and medicines have high costs for hospitals and the government. The aim of our study was to reflect only the laboratory data and the situation. According to the results, it is thought that increasing precautions to be taken during blood collection will cause a decrease in contamination rates.

Özet

Giriş: Pediatrik kan kültürü bakteri profili ve antibiyotik duyarlılıkları her hastane için değişmektedir. Yapılan bu çalışmada hastanemize çocuk yaş grubundan gelen kan kültürlerinde bakteri profilinin saptanarak antibiyotik duyarlılığının yapılması amaçlanmıştır. Bu bağlamda hastanemiz çocuk kan kültürlerinde antibiyotik direnç oranlarının belirlenerek akılcı antibiyotik kullanımına ışık tutulması hedeflenmektedir. Özellikle koagülaz-negatif stafilokoklar (KNS)’ın oranlarının belirlenmesi ile muhtemel kontaminasyon olarak düşünülen örneklerin sayısının azaltılması hedeflenmiştir.Gereç ve Yöntemler: Çalışmamızda iki yıllık süreç içerisinde çocuk servisinden laboratuvarımıza gelen toplam 326 örnekten pozitif 96 örnek değerlendirmeye alınmıştır. Kültürler öncelikle kan kültürü şişelerinde BD Bactec cihazında üreme periyoduna alınmıştır. Pozitif örnekler uygun besiyerlerine ekilerek 37°C’de 24-48 saat bekletilmiştir. Brusella şüpheli örnekler için şişelerin cihazda kalma süreleri 21 güne çıkarılmıştır. Üreyen mikroorganizmalar identifikasyon için biyokimyasal besiyerlerinde değerlendirmeye alınmış disk difüzyon yöntemi ile antibiyotik duyarlılıkları yapılmıştır. Bulgular: Toplam 326 kan kültürü ekimi yapılmıştır. Üreme olan 96 kan kültürünün 86’sı gram-pozitiflerden 10 tanesi ise gram-negatiflerden oluşmaktadır. Gram-negatif bakterilerin tümü hasta kliniği ile uyumlu enfeksiyon etkeni olarak saptanırken, gram-pozitif bakterilerden KNS oranı tüm bakterilerin neredeyse %50’si civarında bulunmuş ve ilk 12 saati geçen KNS üreyen hasta sayısının 48 olduğu saptanmıştır, ilk saatler içerisinde 27 örnekten pozitif sonuç alınmıştır. Bakteri duyarlılıklarında gram-negatif bakteri profilleri diğer çalışmalara benzer bulunurken, gram-pozitiflerin daha duyarlı olduğu görülmüştür. Bu durumun cilt ya da ekim kontaminantı KNS’lere dayandığı düşünülmektedir. Gram-pozitif bakterilerde aminoglikozid direnci %25 (n= 24), vankomisin direnci %0 (n= 0) oranında bulunmuştur (hiçbir hastanın kan kültüründe vankomisin direncine rastlanmamıştır). Antibiyotik direnç oranları sırayla;makrolid grubundaneritromisine %39 (n= 37), sefalosporinlerden sefoksitine %46 (n= 45), florokinolonlardan siprofloksasine %46 (n= 44) şeklinde saptanmıştır.Sonuç: KNS’lerin %50’ye varan oranlarda saptanması bakterinin etken mi, kontaminant mı olduğu sorusunu akıllara getirmektedir. Ayrıca bakteri ekim ve duyarlılıklarının saptanmasının yanı sıra hasta bakım ve ilaçlarının hastanelere yüksek maliyetleri olmaktadır. Çalışmamızın hedefi sadece laboratuvar verileri ile durumun yansıtılmasıdır. Çıkan sonuçlara göre kan alımı sırasında uygulanacak önlemlerin arttırılmasının kontaminasyon oranlarında düşüşe neden olacağı düşünülmektedir.