Journals / Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi / 1998 / Cilt: 6 - Sayı: 3

Traumatic facial paralysis; An analysis of 46 cases and our clinical approach

Travmatik fasiyal paraliziler; 46 olguluk bir seri analizi ve klinik görüşlerimiz

Pages
126–133
DOI
—

Abstract

Trauma is one of the most common cause of facial paralysis. The type of injury, sudden or delayed onset,clean or contaminated wound and localization of the injury are the main determinants of the prognosis. Appropriate and timely intervention is another important prognostic factor. The result of management of traumatic facial paralysis in 46 patients and related discussions about our clinical concept have been presented in this series. Cranial injury is the leading one and the iatrogenic injury is the second among common causes of facial trauma. Gun-shot wounding is the worse in terms of sudden onset and the severity. A considerable recovery has been observed by surgery of the facial paralysis in 26 cases. Of those, 5 had normal facial function due to urgent intervention. In surgical management of traumatic facial paralysis where the fracture is not obvious, exploration of the nerve in the temporal bone has been made subtotally from geniculate fanglion to the stylomastoid foramen and incus has always been removed and repositioned after decompression. This technique has been preferred due to wider exposure of the nerve as well as minimal risk of hearing loss.

Özet

Travma, fasiyal paralizilerin en sık nedenlerinden birini oluşturur. Zedelenmenin derecesi, hemen veya gecikmiş şekilde ortaya çıkması, yaranın temiz veya kontamine olması ve injurinin lokalizasyonu prognozda belirleyici rol oynar. Travmatik fasiyal paralizli hastaya zamanında yapılan uygun müdahele de prognozda önemli bir başka faktördür. Bu çalışmada travmatik nedenlerle fasiyal paralizi gelişen 46 hastanın tedavi ile ilgili sonuçları sunulmakta ve klinik yaklaşımımız ile birlikte konu tüm yönleriyle incelenmektedir. Travmatik paralizi olguları içinde kafa travmaları ilk sırayı alırken, yatrojenik injuriler ikinci sırada bulunmaktadır. Bu seride, ateşli silah yaralanmaları ani başlangıç ve şiddetli ortaya çıkış açısından en kötü prognoza sahip grubu oluşturmuştur. Cerrahi tedavi yapılan 26 hastanın tamamında değişik düzeylerde iyileşme sağlanırken bunlardan 5'inde erken müdahele ile fasiyal fonksiyonların normale dönüşümü sağlanmıştır. Kliniğimizde, travmatik fasiyal paralizinin cerrahi tedavisinde, belirli bir kırık hattının izlenmediği olgularda sinirin temporal kemikteki eksplorasyonu genikulat gangliondan stilomastoid foramene dek subtotal olarak yapılış ve bu işlem esnasında inkus çoğunlukla çıkarılarak dekompresyon sonrası repoze edilmiştir. Bu yaklaşım, daha geniş alanda fasiyal sinir ekspo- juru sağlaması kadar minimal işitme kaybı riski olması nedeniyle de tercih edilmiştir.