Journals / Legal Mali Hukuk Dergisi / 2021 / Cilt: 17 - Sayı: 197

LEGAL NATURE OF CRYPTO ASSETS AND ICO AND AN ASSESSMENT OF THESE IN TERMS OF TURKISH LAW

KRİPTO VARLIKLAR İLE ICO’NUN HUKUKİ NİTELİĞİ VE TÜRK HUKUKU AÇISINDAN BİR DEĞERLENDİRME

Pages
1313–1352
DOI
—

Abstract

The block chain technology, which was developed using distributed ledger technology and then on the rise with Bitcoin, has met with smart contracts, especially for the last 10 years. The fact that smart contracts can be defined by means of codes on an unchangeable, decentralized and secure database (block chain) has enabled entrepreneurs to develop projects that will give various awards and privileges if various conditions are met in order to collect investments. In these contract constructions, called ICOs, entrepreneurs have issued various crypto assets called tokens and coins through the block chain and given them to investors who have participated in the project and invested. These tokens and coins sometimes represent a reward, sometimes a dividend or share, sometimes the priority right to benefit from a good or service, and sometimes a cryptocurrency. It has been stated by doctrine that if these crypto assets exported in these projects exhibit characteristics such as shares and dividends, they may be considered as securities and therefore remain within the scope of capital market law. In our study, blockchain technology is taken into consideration in terms of both technological infrastructure and current usage areas of this technology, ICO concept, legal qualities of tokens and cryptocurrencies issued within the scope of ICO and finally, various evaluations of ICOs in terms of public offering, crowdfunding and investment contracts in terms of Turkish law has been mentioned.

Özet

Dağıtık defter teknolojisi kullanılarak geliştirilen ve sonrasında Bitcoin ile yükselişe geçen blok zinciri teknolojisi özellikle son 10 yıldır akıllı sözleşmelerle buluşmuştur. Değiştirilemez, merkezi olmayan ve güvenli bir veri tabanı (blok zinciri) üzerinde kodlar vasıtasıyla sözleşmelerin tanımlanabiliyor olması, (akıllı sözleşmeler) girişimciler tarafından yatırım toplamak amacıyla çeşitli şartların gerçekleşmesi halinde çeşitli ödüllerin ve ayrıcalıkların verileceği projelerin geliştirilebilmesine olanak sağlamıştır. ICO adı verilen bu sözleşme kurgularında girişimciler blok zinciri üzerinden token ve coin olarak adlandırılan çeşitli kripto varlıklar ihraç etmiş ve projeye katılıp yatırım yapan yatırımcılara bunlardan vermişlerdir. Bu token ve coinler kimi zaman bir ödülü, kimi zaman kâr payı veya hisseyi, kimi zaman da bir mal veya hizmetten öncelikli yararlanma hakkını ve kimi zaman da bir kripto para birimini temsil etmektedir. Bu projelerde ihraç edilen bu kripto varlıkların pay, kar payı gibi özellikler göstermesi halinde bunların birer menkul kıymet niteliğinde olabileceği ve bu sebeple sermaye piyasası hukuku kapsamında kalabileceği ifade edilmiştir. Çalışmamızda blokchain teknolojisi ele alınarak gerek teknolojik alt yapısı gerekse bu teknolojinin güncel kullanım alanlarına, ICO kavramına, ICO kapsamında ihraç edilen token ve kripto paraların hukuki niteliklerine ve son olarak da ICO’ların Türk hukuku açısından halka arz, kitle fonlaması ve yatırım sözleşmeleri açısından çeşitli değerlendirmelere değinilmiştir.