Journals / Law and Justice Review / 2014 / Sayı: 8

Hukuk Uygulamasında Siyaset: AİHM’in Siyasi Partilerin Kapatılmasına Yaklaşımı

POLITICS IN LAW PRACTICE: ECHR'S APPROACH TO THE DISSOLUTION OF POLITICAL PARTIES

Pages
33–50
DOI
—

Abstract

Law and politics are neighbouring concepts and social studies. There are two influential theories that examine relationship between them. The main stream theory, the legal paradigm in practice, strongly believes in independence of law and its efficient method, legal reasoning. In this theory jurists’ role is strictly defined; objectivity and impartiality are main requirements for them during their profession. On the contrary, legal realism and Critical Legal Studies challenges to legal formalism itself, its neutrality of law and its distinction between law and politics. They try to show that law is a form of politics in practice. To them, the effort to cleanse law from politics by formalist is an absolute failure, because judicial decisions more or less contain politics. In this perspective, case law of the European Court of Human Rights on the dissolution of political parties in Turkey as a sample area is chosen and analysed to monitor politics in law.

Özet

Hukuk ve siyaset iki komşu kavram ve sosyal çalışmadır. Onların birbirileriyle olan ilişkilerini inceleyen iki etkili teori vardır. Halen hukuk uygulamasına egemen olan ana akım teori, hukukun bağımsız ve hukuki muhakeme şeklinde kendisine ait etkin bir metoda sahip olduğuna inanır. Bu teoride hukukçuların rolleri açık bir şekilde belirlenmiştir; objektiflik ve tarafsızlık bu mesleğin icrasında onlar için ana gerekliliklerdir. Buna karşın, hukuki realizm ve Eleştirel Hukuk Çalışmaları, hukuki formalizmin kendisine, onun hukuksal tarafsızlığına ve hukuk ile siyaset ayrımına meydan okumuşlardır. Onlar, uygulamada hukukun siyasetin bir formu olduğunu göstermeye çalışmışlardır. Onlara göre, hukuku siyasetten arındırmaya çalışmak çok açık bir boş uğraşıdır; çünkü yargı kararları bünyesinde az veya çok siyaset barındırır. Bu kapsamda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Türkiyedeki siyasi partilerin kapatılması konusundaki kararları örnek alan olarak seçilerek hukuktaki siyasete ayna tutması anlamında analize tabi tutulmuştur.