Journals / Kulak Burun Boğaz Uygulamaları / 2015 / Cilt: 3 - Sayı: 1

Demographic characteristics of patients with salivary gland diseases and imp ortance of f ine-needle asp iration biopsy

Tükürük bezi hastalığı olan hastaların demografik özellikleri ve ince iğne aspirasyon biyopsisinin önemi

Pages
25–29
DOI
—

Abstract

Objectives: This study aims to investigate the demographic and histopathological features of patients with lesions in the salivary glands in the head and neck region, and evaluate the safety of fine-needle aspiration biopsy (FNAB). Patients and Methods: Files of 43 patients of salivary glands (27 males, 16 females; mean age 48 years; range 6 to 79 years) diagnosed between January 2008 and July 2013 were retrospectively analyzed. Patients' age, sex, lesion localization, and histopathological diagnoses were recorded. Any correlation between the preoperative FNAB and postoperative histopathological diagnoses was evaluated. Results: Eleven of the patients (26%) chronic sialoadenitis, one (2%) Sjogren’s syndrome, 24 (56%) benign salivary gland tumors and seven (16%) were malignant salivary gland tumors. Of the patients with salivary gland tumors, 21 were males (68%) and 10 were females (32%). Of the patients in which benign salivary gland lesions were detected, six were males (50%) and six were females (50%). Of the lesions, 24 (56%) were located in the parotid, 13 (30%) in the submandibular gland, and six (14%) in the minor salivary gland. Thirty patients were performed FNAB preoperatively. Fine-needle aspiration biopsies sensitivity was 80%, specificity was 92%, positive predictive value was 66%, negative predictive value was 95%, and accuracy rate was 90%. Neoplastic pathologies were observed in 72% of all cases, whereas non-neoplastic salivary gland disease was detected in 28%. While neoplastic cases were most often localized in the parotid, non-neoplastic diseases were located in the submandibular glands. 77% of the cases with neoplasm had benign, 23% had malign pathologies. Overall, while male sex was observed at a higher rate in all salivary gland pathologies, there was no sex difference in non-neoplastic cases. Conclusion: High sensitivity and specificity values detected with FNAB, which is a safe, low-cost and easily applicable minimally invasive test, indicates that this technique can be used at the initial assessment of patients applying with salivary gland masses.

Özet

Amaç: Bu çalışmada baş ve boyun bölgesinde tükürük bezlerinde lezyonları olan hastaların demografik ve histopatolojik özellikleri araştırıldı ve ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB)nin güvenilirliği değerlendirildi. Hastalar ve Yöntemler: Ocak 2008 - Temmuz 2013 tarihleri arasında tanısı konulan 43 tükürük bezi hastasının (27 erkek, 16 kadın; ort. yaş 48 yıl; dağılım 6-79 yıl) dosyaları retrospektif olarak incelendi. Hastaların yaşı, cinsiyeti, lezyon yerleşim yeri ve histopatolojik tanıları kaydedildi. Ameliyat öncesi İİAB ile ameliyat sonrası histopatolojik tanılar arasındaki korelasyon değerlendirildi. Bulgular: Olguların 11i (%26) kronik siyaloadenit, biri (%2) Sjögren sendromu, 24ü (%56) benign tükürük bezi tümörü ve yedisi (%16) malign tükürük bezi tümörü idi. Tükürük bezi tümörü olan hastaların 21i erkek (%68), 10u kadındı (%32). Benign tükürük bezi lezyonu saptanan hastaların altısı erkek (%50), altısı kadın (%50) idi. Lezyonların 24ü (%56) parotiste, 13ü (%30) submandibüler bezde ve altısı (%14) minör tükürük bezinde yerleşmiş idi. A meliyat öncesinde 30 hastaya İİA B yapıldı. İnce iğne aspirasyon biyopsisinin duyarlılığı %80, özgüllüğü %92, pozitif öngördürücü değeri %66, negatif öngördürücü değeri %95 ve doğruluk oranı %90 idi. Tüm olguların %72sinde neoplastik patoloji görülürken, %28inde non-neoplastik tükürük bezi hastalığı bulundu. Neoplastik olgular en sık parotiste, non- neoplastik hastalıklar ise submandibüler bezde yerleşimliydi. Neoplazili olguların %77si benign, %23ü malign patolojiye sahipti. Genel olarak tüm tükürük bezi patolojilerinde erkek cinsiyeti yüksek oranda görülürken, non-neoplastik olgularda cinsiyet farkı yoktu. Sonuç: Güvenilir, düşük maliyetli ve kolay uygulanabilir minimal invaziv bir test olan İİAB ile saptanan yüksek duyarlılık ve özgüllük değerleri bu tekniğin tükürük bezi kitlesi ile başvuran hastaların ilk değerlendirmesinde kullanılabileceğini göstermektedir.