Journals / Kulak Burun Boğaz Uygulamaları / 2018 / Cilt: 6 - Sayı: 3

Is mode of delivery effective on nasal septal deviation? Analysis with computed tomography

Doğum şekli nazal septum deviasyonunda etkili midir? Bilgisayarlı tomografi ile analiz

Pages
87–91
DOI
—

Abstract

Objectives: This study aims to investigate if the presence or angle of nasal septal deviation is affected by mode of delivery in children patients. Patients and Methods: We scanned the Picture Archiving and Communication System database of our radiology clinic retrospectively for the last five years. We evaluated the paranasal, maxillofacial or temporal bone computed tomography images of a total of 226 patients (100 males, 126 females; mean age 3.4±3.8 years; range, 0 to 16 years) that were performed with different indications. We excluded those with any history of nasal surgery or facial trauma. We evaluated patients’ mode of delivery and presence of nasal septal deviation on the images. We measured the angle and distance of deviation with respect to the midline.Results: Of the patients, 131 (%58.0) were delivered normally and 83 (36.7%) were delivered by cesarean section while 12 (5.3%) patients’ mode of delivery was not accessed. We detected septal deviation in a total of 85 (37.6%) patients. We detected septal deviation in 46 (35.11%) of 131 children delivered normally and in 34 (40.96%) of 83 children delivered by cesarean section. Although we could not find any statistically significant correlation between mode of delivery and presence, angle or distance of septal deviation to the midline, we detected a statistically significantly positive correlation between presence of deviation and age (p<0.001).Conclusion: According to our study findings, mode of delivery is not effective on prevalence of childhood septal deviation.

Özet

Amaç: Bu çalışmada çocuk hastalarda nazal septum deviasyonuvarlığı veya açılanmasının doğum şeklinden etkilenip etkilenmediğiaraştırıldı.Hastalar ve Yöntemler: Radyoloji kliniğimizin GörüntüArşivleme ve İletişim Sistemi veri tabanı son beş yıl için geriyedönük olarak tarandı. Toplam 226 hastanın (100 erkek, 126 kız;ort. yaş 3.4±3.8 yıl; dağılım, 0-16 yıl) farklı endikasyonlarile çekilmiş paranazal, maksillofasiyal veya temporal kemikbilgisayarlı tomografi görüntüleri değerlendirildi. Nazal cerrahiveya fasiyal travma öyküsü olanlar çalışma dışı bırakıldı.Hastaların doğum şekli ve görüntülemelerde nazal septumdeviasyonu varlığı değerlendirildi. Deviasyonun orta hatta olanaçısı ve uzaklığı ölçüldü. Bulgular: Hastaların 131’i (%58.0) normal yol ve 83’ü (36.7%)sezaryen ile doğmuştu, fakat 12 hastanın (%5.3) doğum şeklineulaşılamadı. Toplam 85 hastada (%37.6) septum deviasyonusaptandı. Normal yol ile doğan 131 çocuğun 46’sında (%35.11)ve sezaryen ile doğan 83 çocuğun 34’ünde (%40.96) septumdeviasyonu saptandı. Doğum şekli ile septum deviasyonununvarlığı, açılanması veya orta hatta uzaklığı arasında istatistikselolarak anlamlı ilişki saptanmazken deviasyon varlığı ve yaşarasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif ilişki tespit edildi(p<0.001). Sonuç: Çalışma bulgularımıza göre, doğum şekli çocukluk çağıseptum deviasyonu görülme sıklığı üzerinde etkili değildir.