Journals / Dicle Tıp Dergisi / 2020 / Cilt: 47 - Sayı: 1

Clinical Profile of Surgically Treated Distal Radius Fractures

Cerrahi Olarak Tedavi Edilen Distal Radius Kırıklarının Klinik Profili

Pages
171–177
DOI
—

Abstract

Objective: The objective of this study was to investigate fracture patterns and the relationship between the treatment methods used and fracture union in patients who presented to the emergency department of our hospital due to distal radius fractures and were surgically treated and followed out in our clinic. Methods: Epicrisis and X-ray of the patients were screened and distal radius fractures were classified according to AO classification system. In addition, patients’ age, gender, fracture pattern, treatment applied, whether surgery was performed in patients who were conservatively treated, duration of hospitalization, follow up duration, union status and complications were recorded. Treatment outcomes were evaluated in terms of complications and fracture union. Results: Surgery was directly planned after trauma in 41 (78.8%) patients, while surgery was planned in 11 (21.2%) patients who underwent closed reduction in the emergency department upon deplacement in fracture line at outpatient clinical follow-up. The mean duration of hospitalization of the patients was found as 3.5±1.8 (min-max: 2.1-10) days. The mean follow up duration was found as 95.8±51.7 days. The mean age of the patients who underwent conservative treatment and then converted to surgery was statistically significantly higher than the patients who directly underwent surgery (p=0.045). No significant difference was found between both groups in terms of preoperative volar tilt, radial inclination, radial length and joint cascade. Conclusion: Complete union was found with various surgical techniques performed in our patients, while no significant difference was found between these techniques in terms of postoperative outcomes.

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı hastanemiz acil servisine başvuran ve kliniklerimizde distal radius kırığı nedeniyle cerrahiolarak tedavi edilen ve takipleri yapılan hastaların kırık paternleri ve uygulanan tedaviler ile kırık kaynaması arasındakiilişkiyi araştırmaktır.Yöntemler: Çalışmaya dahil edilen hastaların epikrizleri ve X-ray görüntüleri taranarak DRF’leri AO sınıflandırmasistemine göre sınıflandırılmıştır. Ayrıca hastaların yaşı, cinsiyeti, kırık oluşma paterni, uygulanan tedavi türü, konservatifolarak takip edilen hastalarda cerrahi yapılıp yapılmadığı, hastanede yatış süresi, izlem süresi, kaynama durumu vekomplikasyonları kaydedilmiştir. Hastalara uygulanan tedavilerin sonuçları komplikasyonlar ve kırık kaynamasıaçısından değerlendirilmiştir.Bulgular: Kliniğimizde cerrahi olarak tedavi edilen distal radius kırıklarının 41’inde (%78.8) doğrudan travma sonrasıcerrahi planlanırken, 11’inde ise (%21.2) acil serviste kapalı redüksiyon sonrası sirküler alçı uygulandıktan sonrapoliklinik takiplerinde kırık hattında kayma olması üzerine cerrahi planlama yapılmıştır. Hastaların ortalama yatış süresi3.5 ± 1.8 (min-maks: 1-10) gün olarak bulunmuştur. Ortalama izlem süresi 95.8 ± 51.7 gündür. Konservatif olarak takipedilen ve sonrasında cerrahi tedavi uygulanan hastaların yaş ortalaması doğrudan cerrahi uygulanan hastalardanistatistiksel olarak anlamlı şekilde daha yüksektir (p=0.045). İki grup arasında preoperatif voler tilt, radial inklinasyon,radial uzunluk ve eklem basamaklanması açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır. Sonuç: Hastalarımızda uygulanan çeşitli cerrahi tekniklerinin tümünde tam kaynama sağlanmış olup, bu tekniklerarasında postoperatif komplikasyonlar açısından anlamlı fark saptanmamıştır.