Journals / Kulak Burun Boğaz İhtisas Dergisi / 2006 / Cilt: 16 - Sayı: 2
Endoscopic removal of sinonasal tumors
- Pages
- 72–79
- DOI
- —
Abstract
Objectives: To evaluate the efficacy of endoscopic surgery for sinonasal tumors. Patients and Methods: Clinical records of 20 patients' (10 males, 10 females; mean age 34; range 12 to 63 years) who underwent endoscopic tumor resection with diagnosis of sinonasal tumor between January 1998 and August 2004 were retrospectively reviewed. Patients who were operated by transnasal endoscopic surgery or by combined (endoscopic or external) surgical methods were included in the study. Patients were reviewed for age, sex, pathologic diagnosis and tumor location, surgical techniques, need for additional surgery, complications, recurrence and follow-up periods. Results: There were five osteoms, one fibrous dysplasia, one ossifying fibroma, seven inverted papillomas, one oncocitic papilloma, three angiofibromas, one schwanno-ma and one esthesioneuroblastoma. The patients' follow up period ranged between 6 months and 6 years (mean 26 months). The fibrous dysplasia involving the posterior ethmoid sinuses was subtotally resected due to its close proximity to the optic nerve. One of the inverted papilloma of maxillary sinus was resected by a combined endoscopic and Caldwell-Luc approach. A combined endoscopic intranasal and external frontoethmoidectomy approach was performed for the removal of frontal sinus schwanno-ma. Recurrence was observed in one of the inverted papilloma cases. Total removal of the tumors was achieved in all other cases without any complication or recurrences. Conclusion: Low recurrence rates in our series showed that the endoscopic resection of nasal-paranasal sinus tumors in selected cases may be an appropriate method as solely or combined with other surgical techniques for experienced surgeons.
Özet
Amaç: Sinonazal tümörlerde endoskopik cerrahinin etkinliği değerlendirildi. Hastalar ve Yöntemler: Ocak 1998-Ağustos 2004 tarihleri arasında sinonazal tümör tanısıyla endoskopik tümör rezeksiyonu yapılan 20 hastanın (10 erkek, 10 kadın; ort. yaş 34; dağılım 12-63) kayıtları retrospektif olarak incelendi. Sadece transnazal endoskopik cerrahi yapılan veya kombine (endoskopik ve eksternal) cerrahi yöntemler uygulanan hastalar çalışmaya alındı. Hastaların yaşları, cinsiyetleri, tümörün patolojik tanısı, yerleşimi, ek cerrahi girişim gereksinimi, uygulanan cerrahi tedavi modalitesi, komplikasyonla-rı, rekürrens gelişimi ve takip süreleri belirlenerek elde edilen sonuçlar değerlendirildi. Bulgular: Olguların beşi osteom, biri fibröz displazi, biri ossifying fibrom, yedisi inverted papillom, biri onkositik papillom, üçü anjiofibrom, biri schwannom, biri estesionöroblastomdu. Hastaların takip süresi 6 ay-6 yıl arasındaydı (ort. 26 ay). Posterior etmoid kaynaklı fibröz displazili olguda optik sinire yakın komşuluk nedeniyle endoskopik subtotal rezeksiyon yapıldı. Nazal pasaj ve maksiller sinüsü tutan inverted papil-lomlu bir hastaya kombine (endoskopik ve Caldwell-Luc) yaklaşımla tümör rezeksiyonu yapıldı, inverted papillom tanısıyla endoskopik olarak ameliyat edilen bir olguda cerrahi sonrası nüks gelişti. Frontal sinüse yerleşmiş schwannom olgusunda kombine endoskopik ve eksternal frontoetmoidektomi yaklaşımıyla tümör rezeke edildi, inverted papillomlu bir hastada rekürrens izlendi. Diğer tüm olgularda komplikasyonsuz olarak total endoskopik tümör eksizyonu yapıldı, bu hastalarda takipte nüks görülmedi. Sonuç: Çalışmamızdaki düşük rekürrens oranları, seçilmiş olgularda, özellikle de deneyimli ellerde, endoskopik yaklaşımla tümör rezeksiyonunun tek başına ya da diğer yaklaşımlarla kombine edilerek, düşük morbiditeyle ve güvenle uygulanabilecek bir yöntem olabileceğini göstermektedir.