Journals / Kulak Burun Boğaz İhtisas Dergisi / 1999 / Cilt: 6 - Sayı: 1

Baş boyun malign tümörlerinde karotis arter invazyonu tedavisi

Management of carotid artery invasion in head and neck malignant tumors

Pages
23–28
DOI
—

Abstract

Objectives: To determine major complications and survival after carotid resection with or without reconstruction in advanced head and neck tumors. Patients and Methods: Carotid artery resection of 28 patients with advanced head and neck tumors were performed in three groups. The first group (n=12) underwent perioperative immediate resection because of carotid artery rupture. The second group (n=8) underwent resection and revascularization using either Gore-Tex or autogenous saphenous vein. Carotid arteries of the third group (n=8) were gradually occluded preoperatively. Skin and soft tissue defects were reconstructed using the pectoralis major myocutaneous flap. Surgical procedures, complications, postoperative follow-up, and survival were evaluated. Results: Permanent (n=6) and transient (n=2) hemi-plegiawas observed. One patient had profuse bleeding in the first week due to a suture break-down caused by infection. Five-year survival was obtained only in three patients. The overall actual survival rate by the Kaplan-Meier method was 25.6%. Neither survival rates (log-rank test) nor complications (chi-square test) showed any statistical significance between the revascularization and resection groups. Less serious neurologic complications were observed in the revascularization group. Conclusion: Carotid resection with en block tumor removal may offer prolonged disease-free survival and even cure in some cases.

Özet

Amaç: İleri baş-boyun tümörlerinde rekonstrüksiyonlu ya da rekonstrüksiyonsuz karotis rezeksiyonu sonrası komplikasyon ve sağkalım oranlarını belirlemek. Hastalar ve Yöntemler: ileri baş-boyun tümörlü 28 hastanın karotis arteri rezeksiyonu üç grup halinde yapıldı. Birinci grupta, operasyon esnasında gelişen karotis rüptürü nedeniyle, anında rezeksiyon gerekti (n=12). İkinci grupta, Gore-tex ya da safen ven kullanılarak rezeksiyon ve revaskülarizasyon yapıldı (n=8). Üçüncü grup ise, karotis arterleri preoperativ olarak yavaş yavaş sıkılarak tıkanan sekiz hastadan oluşmakta idi. Gerektiğinde, cilt ve yumuşak doku defekti, pektoralis majör myokütan flebi ile rekonstrükte edildi. Cerrahi girişimler, komplikasyonlar, postoperatif takip süreleri ve sağkalım oranları değerlendirildi. Bulgular: Altı kalıcı ve iki geçici hemiplejinin yanı sıra, bir hastada birinci haftada enfeksiyon nedeni ile dikiş atmasına bağlı yoğun kanama gözlendi. Sadece üç hasta beş yıllık sağ kalım süresine ulaştı. Gerçek sağkalım oranı Kaplan-Meier yöntemi ile %25.6 bulundu. Log-rank testi kullanılarak yapılan sağkalım oranı kıyaslamalarında ve ki-kare testi kullanılarak yapılan komplikasyon kıyaslamalarında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmadı. Ancak, revaskülarizasyon grubunun nörolojik komplikasyonları daha düşük derecedeydi.Sonuç: Tümörün karotis rezeksiyonu ile birlikte en blok çıkarılması daha uzun hastalıksız sağkalım süreleri, hatta bazı olgularda tam tedavi sağlayabilir.

Keywords: Baş ve boyun neoplazmları,Karotis arterleri,Ölüm oranı,Ameliyat sonrası komplikasyonlar,Safen ven,Karotis arter hastalıkları,Sağkalım oranı,Bağlama