Journals / Kulak Burun Boğaz İhtisas Dergisi / 2016 / Cilt: 26 - Sayı: 5

Açık parsiyel larenjektomi hastalarında Ki-67 c-erbB-2 ve E-kaderin ekspresyonlarının klinik önemi

Clinical significance of Ki-67, c-erbB-2 and E-cadherin expressions in open partial laryngectomy patients

Pages
283–292
DOI
—

Abstract

Objectives: This study aims to analyze the correlation between biomarkers and risks of cervical lymph node invasion, recurrence, distant metastasis and survival regarding the clinicopathological variables in laryngeal cancers.Patients and Methods: Forty-one patients with laryngeal cancers were examined retrospectively. The correlations evaluated between E-cadherin, Ki-67, c-erbB-2 expressions, tumor site, differentiation, the risk of cervical lymph node metastasis, perineural, perivascular, pericapsular invasion and recurrence as well as survival time.Results: There was significant correlation between T-grade and the survival rates, and between pericapsular invasion and the lowest survival rates. There was no significant correlation between E-cadherin, Ki-67, c-erbB-2 expressions and clinicopathological variables of tumor. Positive correlation between strong stain of E-cadherin and Ki-67 proliferation index was determined.Conclusion: These markers are not reliable prognostic and predictive factors for laryngeal cancers. E-cadherin expression was protected in well-differentiated and less invasive cancers, which maintain their cell-cell adhesions whereas it was reduced in undifferentiated cancers. Positive correlation between E-cadherin and Ki-67 proliferation shows that histopathological differentiation of laryngeal cancers is maintained in spite of the high proliferation index

Özet

Amaç: Bu çalışmada gırtlak kanserlerinde klinikopatolojik değişkenler ile ilgili biyo-göstergeler ve servikal lenf nodu invazyonu, nüks, uzak metastaz ve sağkalım riskleri arasındaki ilişkinin analiz edilmesi amaçlandı.Hastalar ve Yöntemler: Larenks kanseri olan 41 hasta retrospektif olarak incelendi. E-kaderin, Ki-67, c-erbB-2 ekspresyonları, tümörün yeri, farklılaşması, servikal lenf nodu metastazı, perinöral, perivasküler, perikapsüler invazyon riski ile nüks ve sağkalım süresi arasındaki ilişki istatistiksel olarak değerlendirildi.Bulgular: T-evresi ile sağkalım oranları, perikapsüler invazyonu ve en düşük sağkalım oranları arasında anlamlı ilişki bulundu. E-kaderin, Ki-67, c-erbB-2 ekspresyonları ile tümörün klinikopatolojik değişkenleri arasında anlamlı ilişki bulunmadı. Güçlü E-kaderin boyaması ile Ki-67 proliferasyon indeksi arasında pozitif ilişki saptandı.Sonuç: Bu göstergeler larenks kanseri için güvenilir prognostik ve öngördürücü faktörler değildir. E-kaderin ekspresyonu, hücre-hücre adezyonlarını sağlayan farklılaşmış ve daha az invaziv kanserlerde iyi korunup farklılaşmamış kanserlerde azaltılmıştır. E-kaderin ve Ki-67 proliferasyonu arasındaki pozitif ilişki gösteriyor ki larenks kanserlerinin histopatolojik farklılaşması, yüksek proliferasyon indeksine rağmen sürdürülmektedir