Journals / Yüzüncü Yıl Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dergisi / 2004 / Cilt: 15 - Sayı: 1
Haematological, biochemical and electrocardiographical findings in neonatal diarrhoeic calves
- Pages
- 123–129
- DOI
- —
Abstract
In the present study, haematological, biochemical and electrocardiographical findings in neonatal diarrhoeic calves were aimed to determine. This study was performed on 33 diarrhoeic calves aged between 2-60 days. The animals were divided into 3 groups as mild, moderate and severe dehydrated calves. Electrocardiograms (ECG) of all animals before and after treatment were taken. At the same time, blood samples for haematological and biochemical analysis were also obtained. Pocket Cell Volume (PCV) and Haemoglobine (Hb) values before treatment were higher statistically in calves with moderate and severe dehidration. But these values became normal after treatment. In all 3 groups, total protein, albumin, urea and creatinin concentrations were high, and glycose, Na and Cl values were low before treatment. On the other hand, K concentration was low statistically in calves with mild dehydration, did not change statistically in moderate dehydrated calves and increased in severe dehydrated calves. All these biochemical parameters became about normal after treatment. While ECG findings in mild and moderate dehydrated calves normal, P waves became moderately flattened and T waves period and amplitudes prolonged in moderate dehydrated some calves having high K concentrations. In severe dehydrated group, QRS and T waves period and amplitudes were elongated, P waves enlarged and/or flattened. Sometimes P waves totally disappeared, QRS complexes enlarged, T waves excessively sharpened, sinus bradicardia, ventricular extrasistol and ritm disorders such as first degree heart blockage were occured. In such animals, ECG waves became normal after fluid-electrolite treatment. As a result; in calves with diarrhoea, to help diagnosis, treatment and prognosis clinical, haematological and biochemical findings especially calves having high K concentrations and ECG findings should be determined together and treatment believed to be oriented after this result.
Özet
Bu çalışmada neonatal ishalli buzağılarda klinik, hematolojik, biyokimyasal ve elektrokardiyografik bulguların belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma farklı ırk ve cinsiyette 2-60 günlük yaslarda 33 ishalli buzağı üzerinde yapıldı. Buzağılar hafif, orta ve şiddetli dehidrasyonlu olmak üzere 3 gruba ayrıldı. Tedavi öncesi ve sonrası EKG’leri alınan hayvanlardan kan örnekleri de alınarak laboratuar muayeneleri yapıldı. Hematolojik parametrelerden Hct ve Hb değerleri orta ve şiddetli dehidrasyonlu grupta TÖ önemli derecede artarken, TS azaldı. Her üç grupta TÖ biyokimyasal parametrelerden Tp, albumin, üre ve kreatinin konsantrasyonlarının arttıgı, glikoz, Na ve Cl konsantrasyonlarının azaldıgı, serum K konsantrasyonlarının ise hafif dehidrasyonlu grupta istatistiksel olarak azaldıgı, orta dehidrasyonlu grupta degismedigi, siddetli dehidrasyonlu grupta ise arttıgı saptandı. Bu parametrelerin TS normal düzeylere yaklastıgı görüldü. Hafif ve orta dehidrasyonlu gruplarda EKG bulgularında önemli bir degisim gözlenmezken, sadece serum K konsantrasyonlarının yüksek oldugu orta dehidrasyonlu bazı buzagılarda P dalgasının hafif yassılastıgı, T dalgasının ise süre ve amplitüdlerinin uzadıgı tespit edildi. Siddetli dehidrasyonlu grupta ise QRS ve T dalgalarının süre ve amplitüdlerinin uzadıgı, P dalgasının genisledigi ve/veya yassılastıgı, bazen de tamamen kayboldugu, QRS kompleksinin genisledigi, T dalgasının asırı sivrildigi, sinusal bradikardi, ventriküler ekstrasistol ve I. derece kalp blogu gibi kalp ritim bozukluklarının meydana geldiği belirlendi. Bu buzağılara yapılan sıvı-elektrolit tedavisinden sonra bu dalga degisikliklerinin düzeldiği gözlendi. Sonuç olarak; ishalli buzağılarda teshis, tedavi ve prognoza yardımcı olması nedeniyle klinik, hematolojik ve biyokimyasal bulguların, özellikle serum potasyum konsantrasyonları yüksek olan buzağılarda K+ düzeyleri ile elektrokardiyografik bulguların es zamanlı değerlendirilmesi gerektiği ve bu sonuçlara göre tedavinin yönlendirilmesinin yararlı olacağı kanısına varıldı.