Journals / Üroloji Bülteni / 2003 / Cilt: 14 - Sayı: 1

The value of ultrasonography and spinal computed tomography in the diagnosis of stone-free patients after extracorporeal shock wave lithotripsy

Vücut şok dalga litotripsi sonrası taşsızlık tanısında ultrasonografi ve spinal bilgisayarlı tomografinin yeri

Pages
19–24
DOI
—

Abstract

Objective: To determine the value of different radiologic modalities in determining stone-free rates after extracorporeal shock wave lithotripsy (SWL) by further evaluating the patients considered to be stone-free according to plain abdominal x-rays, with ultrasonography (US) and spiral computed tomography (CT). Methods: Between March 2002 and November 2002, 53 patients with urolithiasis thought to be stone-free after SWL treatment were further evaluated with US and helical CT. The results were compared to those obtained with the conventional plain abdominal x-rays in terms of stone-free rates. Results: Among 53 patients considered stone-free according to the plain x-rays, residual stones were found in 5 cases (9.4%) with US and in 11 cases (20.7%) with helical CT. The mean size of the residual stones was 0.58 cm2 (range; 0.01-1.44 cm2). Residual stones were managed by additional SWL in one and ureteroscopic intervention in another patient. Conclusion: Although plain abdominal x-rays, cheap and practical, remain as the first choice of evaluation method after SWL treatment, helical CT appears to be superior in the detection of residual stones that could not be delineated in plain radiograms. As this finding may have impact on our clinical approach, we believe that routine use of helical BT can provide more accurate information infollowups after SWL.

Özet

Amaç: Vücut dışı şok dalga litotripsi (ŞDL) sonrası konvansiyonel direkt üriner sistem grafisi (DÜSG) ile taşsız hale geldiği düşünülen hastaların, abdominopelvik ultrasonografi (US) ve spiral bilgisayarlı tomografi (BT) ile değerlendirilerek, ŞDL sonrası taşsızlık oranlarının belirlenmesinde farklı radyolojik yöntemlerin değerinin ortaya konması. Yöntem: Mart 2002 ve Kasım 2002 tarihleri arasında ürolitiyazis tanısı alan ve ŞDL tedavisi uygulanarak taşsız hale geldiği düşünülen 53 hasta, işlem sonrasında US ve BT ile değerlendirildi. Sonuçlar konvansiyonel DÜSG ile taşsızlık tanısı açısından karşılaştırıldı. Bulgular: DÜSG ile taşsız hale geldiği düşünülen 53 hastanın 5'inde (%9.4) US ile, 11 'inde (%20.7) ise spiral BT ile rezidüel taşa rastlandı. Rezidüel taşların ortalama büyüklüğü 0.58 cm2 (sınırlar, 0.01-1.44 cm2) olarak ölçüldü. Rezidüel taş saptanan hastalardan birine tekrar ŞDL, birine ise üreterorenoskopik girişim uygulandı. Sonuç: DÜSG, ucuzluğu ve pratikliği nedeniyle ŞDL sonrası kontrollerde ilk tercih yöntemi olmakla birlikte, spiral BT'nin DÜSG ile saptanamayan rezidüel taşların belirlenmesinde daha değerli olduğu ortaya çıkmaktadır. Bu durumun klinik yaklaşımımızı değiştirebileceği göz önüne alındığında, ŞDL sonrası kontrollerde spiral BT'nin rutin olarak kullanılmasının daha doğru bilgilendirme sağlayacağına inanıyoruz.

Keywords: Litotripsi,Üriner taş,Ultrasonografi,Tanı teknikleri, ürolojik,Tomografi, Spiral Bilgisayarlı