Journals / Yeni Türk Edebiyatı: Hakemli Altı Aylık İnceleme Dergisi / 2016 / Sayı: 13

MAJOR POETRY OR IDIOSYNCRATIC POETRY: ON CEMAL SÜREYA'S POETIC VIEWS REGARDING ORIGINALITY

BÜYÜK ŞİİR Mİ CİNS ŞİİR Mİ: CEMAL SÜREYA'NIN ÖZGÜNLÜK BAĞLAMINDAKİ POETİK GÖRÜŞLERİ ÜZERİNE

Pages
75–93
DOI
—

Abstract

This article investigates and evaluates Cemal Süreya's poetic views regarding "originality" with reference to his distinction between "major poetry" and "idiosyncratic poetry". Cemal Süreya who is one of the pioneers of the Second New (İkinci Yeni) argued that a poem's beauty or greatness could not suffice on its own and that one should be able to clearly observe a poet's individuality, authenticity and originality in his or her poems. Having this view and following the "modernist" vein against the traditional poetic outlook, Süreya developed an understanding of poetry which relies on individual autonomy and originality. In the study, analyzing how and out of which poetic, political, philosophical and cognitive conditions an "idiosyncratic poetry" emerges; the constitutive importance of autonomy and originality in Süreya's poetics is pointed out. In the article, after shortly mentioning the ongoing effects of the Second New on contemporary Turkish poetry, the reader's attention is drawn to the risks of trying to transform the "standards" of the Second New that are imitated today into "fixed" and "static" norms. In the article, it is argued that such an "imitative" attitude does not in essence conform to Süreya's argument expressed in his writings that individual style and originality should be the main determinant and motivational factor during the writing of poetry; and it is argued that the attempts of contemporary Turkish poets to produce "original" and "experimental" works that could go beyond the Second New tradition, will possibly dynamize and enrich the contemporary Turkish literature and poetry.

Özet

Bu makale, Cemal Süreya'nın "büyük şiir" ile "cins şiir" arasında yaptığı ayrımdan yola çıkarak, Süreya'nın "özgünlük" meselesi bağlamındaki poetik görüşlerini incelemekte ve değerlendirmektedir. İkinci Yeni akımının öncülerinden olan Cemal Süreya, bir şiirin güzel ya da büyük olmasının tek başına yeterli olamayacağını ve bir şiirde şairin bireyselliğinin, özdenliğinin ve özgünlüğünün açıkça görülebilmesi gerektiğini belirtmiştir. O, bu görüşüyle, geleneksel şiir anlayışına karşı, "modernist" temelde, bireysel özerklik ve özgünlüğü esas alan bir şiir anlayışı geliştirmiştir. Bu makalede, Süreya'nın "cins şiir" olarak adlandırdığı şiirlerin, ne türden poetik, politik, felsefî ve bilişsel temellerden hareketle ortaya çıktığı analiz edilerek, Süreya'nın poetikasında bireysel özerklik ve özgünlüğün kurucu vasıftaki önemine işaret edilmiştir. Makalede ayrıca, günümüz şiirinde İkinci Yeni akımının devam eden etkilerine kısaca değinilerek, İkinci Yeni'nin halen yaygın şekilde taklit edilmekte olan "standart"larının sabit ve durağan bir norma dönüştürülme çabalarının beraberinde getireceği risklere dikkat çekilmiştir. Yazıda, bu tarz "taklitçi" bir yaklaşımın, Süreya'nın yazılarında dile getirmiş olduğu, bireysel yönelim ve özgünlük arayışının şiirsel üretim sürecinde daima esas belirleyici ve güdüleyici unsur olması gerektiği fikri ile temelde bağdaşmadığı ve Türkçe yazan şairlerin İkinci Yeni "geleneği"nin ötesine geçebilecek farklı ve özgün üretimlere yönelmelerinin, Türk edebiyatını ve şiirini daha dinamik hale getireceği ve zenginleştireceği belirtilmiştir.