Journals / Yeni Üroloji Dergisi / 2015 / Cilt: 10 - Sayı: 2

Obesity and percutaneous nephrolithotomy (PNL): The effect of body mass index on PNL outcomes

Obezite ve perkütan nefrolitotomi (PNL): Vücut kitle indeksinin PNL sonuçları üzerindeki etkisi

Pages
28–33
DOI
—

Abstract

Objective: In the present study we aimed to investigate the potential effect of obesity on postoperative outcomes and complications in patients who underwent percutaneous nephrolithotomy (PNL). Materials and Methods: 428 patients who underwent PNL in our clinic between 2009 and 2014 were included in our study. Patients were evaluated in 4 groups according to body mass index (BMI). Group 1 included normal weight (BMI <25 kg/m2), group 2 included overweight (BMI 25-30 kg/m2), group 3 included obese (BMI >30 kg/m2) and group 4 included morbidly obese (BMI >40 kg/m2) patients. Postoperative success was defined as stone free or residual fragments < 3mm. Four groups were compared for operation time, intraoperative bleeding, floroscopy time, hospitalization time, postoperative analgesic requirement, nephrostomy time, postoperative success rates, blood transfusion, and other major and minor complications. Statistical analyses were performed with SPSS version 17.0 and statistical significance was set at a p value of <0.05. Results: 297 patients were men and 131 were women. Mean age was 44.3 (19-74) years. Totally PNL was performed in 454 renal units. 123 (29%), 174 (41%), 102 (24%) and 29 (6%) patients were normal weight, over weight, obese and morbidly obese respectively. No significant difference was noted between the groups in terms of intraoperative bleeding, hospitalization time, postoperative analgesic requirement, nephrostomy time, postoperative success rates, blood transfusion, and other major and minor complications. Floroscopy time and operation time were significantly higher in group 3 and group 4 when compared to other groups. Conclusion: Although operation and floroscopy time are longer, PNL is a minimal invasive surgical method which can be performed in obese patients with similar success and complication rates in normal weight patients.

Özet

Amaç: Bu çalışmada obezitenin perkütan nefrolitotomi (PNL) yapılan hastalarda postoperatif sonuçlar ve komplikasyonlar üzerindeki potansiyel etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve yöntem: Çalışmaya kliniğimizde 2009 ve 2014 yılları arasında PNL gerçekleştirilen ve kayıtlarına ulaşılabilen 428 hasta dahil edildi. Hastalar obezite değerlendirilmesi açısından vü- cut kitle indeksine (VKİ) göre dört grupta incelendi. Grup 1’ de normal kilolu (VKİ 40 kg/m2) olan hastalar yer aldı. Taş- ların tamamen temizlenmesi veya <3mm rezidü taş kalması başarı olarak kabul edildi. Dört grup arasında operasyon süresi, intraoperatif kanama miktarı, floroskopi süresi, hastanede yatış süresi, postoperatif ağrı kesici ihtiyacı, nefrostomi süresi, postoperatif başarı oranları, kan transfüzyonu miktarı ve diğer majör ve minör komplikasyonlar açısından karşılaştırma yapıldı. İstatistiksel incelemeler SPSS 17.0 versiyonu kullanılarak ger- çekleştirildi ve p<0.05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: Hastaların 297’si erkek ve 131’i kadındı. Ortalama yaş 44.3 (19-74) olarak tespit edildi. Toplamda 454 renal üniteye PNL yapıldı. Çalışmaya dahil edilen hastaların sırasıyla 123’ü (%29) normal kilolu,174’ü (%41) fazla kilolu, 102’si (%24) obez ve 29’u morbid obez (%6) olarak tespit edildi. Gruplar arasında hastanede yatış süresi, nefrostomi süresi, intraoperatif kanama miktarı, postoperatif başarı oranları, postoperatif ağrı kesici ihtiyacı, kan transfüzyonu miktarı, ve diğer postoperatif komplikasyonlar açısından fark izlenmedi. Operasyon süresi ve floroskopi süresi ‘nin grup 3 ve grup 4’de diğer hasta grupları ile karşılaştırıldığında anlamlı olarak fazla olduğu tespit edildi. Sonuç: Operasyon ve floroskopi süresi daha uzun olmakla birlikte, PNL obez ve morbid obez hastalardaki böbrek taşlarının cerrahi tedavisinde normal kilolu hastalar ile benzer başarı ve komplikasyon oranları ile uygulanabilen minimal invazif bir yöntemdir.