Journals / Türk Tarım - Gıda Bilim ve Teknoloji dergisi / 2014 / Cilt: 2 - Sayı: 2

Impacts of the Climate Change on Agricultural Food Security, Traditional Knowledge and Agroecology

İklim Değişikliğinin Tarımsal Gıda Güvenliğine Etkileri, Geleneksel Bilgi ve Agroekoloji

Pages
71–85
DOI
—

Abstract

This paper focuses mainly on both impacts of the climate change on agriculture and food security, and multidisciplinary scientific assessment and recommendations for sustainable agro ecological solutions including traditional knowledge responding to these impacts. The climate change will very likely affect four key dimensions of the food security including availability, accessibility, utilization and sustainability of the food, due to close linkage between food and water security and climate change. In one of the most comprehensive model studies simulating impacts of global climate change on agriculture to date, it was estimated that by 2080, in a business-as-usual scenario, climate change will reduce the potential output of global agriculture by more than 3.2 per cent. Furthermore, developing countries will suffer the most with a potential 9.1 per cent decline in agricultural output, for example with a considerable decrease of 16.6 per cent in Africa. Some comprehensive studies pointed out also that all regions may experience significant decreases in crop yields as well as significant increases, depending on emission scenarios and the assumptions on effectiveness of carbon dioxide (CO2) fertilization. One of the tools that would ensure the food security by making use of local sources and traditional knowledge is agroecology. Agroecology would contribute to mitigation of the anthropogenic climate change and cooling down the Earth’s increasing surface and lower atmospheric air temperatures, because it is mainly labour-intensive and requires little uses of fossil fuels, energy and artificial fertilisers. It is also necessary to understand the ecological mechanisms underlying sustainability of traditional farming systems, and to translate them into ecological principles that make locally available and appropriate approaches and techniques applicable to a large number of farmers.

Özet

Bu çalışmanın temel amacı, iklim değişikliğinin tarım ve gıda güvenliği üzerindeki etkileri ve bu olumsuz etkilere karşı geleneksel ekolojik bilgiyi içeren sürdürülebilir agroekolojik çözümlere ilişkin çok disiplinli bir bilimsel değerlendirme yapmak ve önerilerde bulunmaktır. İklimdeki değişiklikler, sıcak hava dalgaları, taşkın ve kuraklıklar gibi ekstrem hava ve iklim olayları ve afetlerindeki artışlar, gıda temininin kararlılığını kesintiye uğratacaktır. Birçok çalışma, bugünkü ve gelecek iklim değişiklikleri ve değişkenliğinin yerel ölçekteki ve bu değişikliklerin tarım, su ve toprak kaynakları gibi başka sistemler üzerindeki etkilerinin ne olacağına ilişkin bilimsel ve sosyoekonomik ayrıntıların önemini ve karmaşıklığını vurgulamıştır. Gıda ve su güvenliği ile iklim değişikliği arasındaki yakın bağlantı nedeniyle, iklim değişikliği, büyük olasılıkla gıda güvenliğinin, gıdanın varlığı, erişim, tüketim ve sürdürülebilirliğinden oluşan dört boyutunu da etkileyecektir. Küresel iklim değişikliğinin tarım üzerindeki etkilerinin benzetimini yapan en kapsamlı model çalışmalarından birisinde, her şey bugünkü gibi senaryosuna dayanarak, iklim değişikliğinin 2080 yılına kadar potansiyel küresel tarımsal üretim çıktısını % 3,2’den daha fazla azaltacağı öngörülmüştür. Gelişmekte olan ülkeler ise, tarımsal üretimdeki % 9,1 oranındaki azalma ile en fazla etkilenecektir (örneğin, Afrika’daki % 16,6 oranındaki önemli azalma). Bazı kapsamlı çalışmalar ise, çalışması, karbondioksit (CO2) gübrelemesinin etkisine ilişkin kabullere ve salım senaryolarına bağlı olarak, tüm bölgelerin ürün rekoltesinde önemli artış ve azalışlarla karşılaşabileceğini göstermiştir. Yerel kaynak ve geleneksel bilgiden yararlanarak gıda güvenliğini sağlamanın en önemli araçlarından biri agroekolojidir. Agroekoloji emek yoğun olduğu ve çok az fosil yakıt, enerji ve yapay gübre kullanımı gerektirdiği için, insan kaynaklı iklim değişikliği ile savaşım ve Yerküre’nin artan yüzey ve alt troposfer hava sıcaklıklarını düşürülmesine katkı sağlar. Ayrıca, geleneksel tarım sistemlerinin sürdürülebilirliğini sağlayan ekolojik düzenekleri anlamak ve bunları yerelde var olan ve uygun yaklaşım ve teknikleri çok sayıda çiftçi tarafından uygulanabilir yapan ekolojik ilkelere taşımak da gereklidir.