Journals / Zeynep Kamil Tıp Bülteni / 2011 / Cilt: 42 - Sayı: 3
Association between Abnormality of Uterine Artery Doppler and Pregnancy Outcomes in thirdTrimester Pregnant Women with Preeclampsia
- Journal
- Zeynep Kamil Tıp Bülteni
- Pages
- 107–113
- DOI
- —
Abstract
Objective: In recent years, doppler ultrasonography has been used widely in examination of pregnant women with preeclampsia by many researchers. In this study, association between abnormalities in uterine artery doppler and pregnancy outcomes in third-trimester pregnant women with preeclampsia was investigated. Material and methods: The patients with preeclampsia who delivered in third trimester in Zeynep Kamil Teaching and Researching Hospital between January 2006 and December 2010 were included to the study. 483 patients were divided into three groups according to findings of uterine artery doppler ultrasonography. Absence of uterine artery notch, presence of only one notch in uterine artery, presence of notches in both uterine arteries were classified as group I, II, III respectively. Perinatal outcomes of groups were compared. Results: There were 223 patients in group I, 81 patients in group II and 179 patients in group III. When compared the means of maternal age and parity, there was no statistically significant difference between the groups studied (p > 0.05). Significant differences between group I and III also between group II and III were found, when the averages of arterial blood pressure were compared (p < 0.01). The rates of absent end diastolic flow velocity and reverse flow in the umbilical artery were calculated as 10.4% and 2.7% in group I, 13.6% and 3.7% in group II, 34.8% and 11.7% in group III, respectively. These differences were found statistically significant (p < 0.01). The average weeks of gestation during labor were calculated as 34.6 ± 4.1 for group I, 32.9 ± 3.1 for group II and 31.9 ± 3.8 for group III. This difference between the groups was found statistically significant (p < 0.01). The ratio of C-section were calculated as 52.9% in group I, 80.2 % in group II, 89.9% in group III. When average of APGAR scores calculated at 5 minutes after birth, requirement of neonatal intensive care unit, neonatal ventilator support were considered, statistically significant differences were found between all the groups. Conclusion: Presence of uterine artery notch in preeclampsia is found related with severe results and presence of notches in both uterine arteries exacerbates it. We consider that presence of uterine artery notch has a prediction value for both perinatal and complications and the feto-maternal results can be reduced by using this diagnostic tool in cases with preeclampsia.
Özet
Amaç: Son yıllarda; preeklamptik olguların değerlendirilmesinde doppler ultrasonografi birçok araştırmacı tarafından kullanılmıştır. Bu çalışmada; üçüncü trimester preeklamptik gebelerde uterin arter doppler anormalliğinin, gebelik sonuçlarıyla ilişkisi incelenmiştir. Gereç ve yöntemler: Zeynep Kamil Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Ocak 2006Aralık 2010 yılları arasında üçüncü trimesterde doğum yapmış preeklamplik hastalar çalışmaya dahil edildi. 483 olgu doppler ultrasonografi bulgularına göre üç gruba ayrıldı. Her iki uterin arterinde çentik olmayan olgular grup I, sadece bir uterin arterinde çentik olan olgular grup II ve her iki uterin arterinde çentik olan olgularda grup III olarak sınıflandırıldı. Bu grupların perinatal sonuçları karşılaştırıldı. Bulgular: Grup I de 223, grup II de 81 ve grup III de 179 hasta vardı. Bu grupların anne yaşı ve parite ortalamaları karşılaştırıldığında gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmadı (p > 0.05). Grupların tansiyon arteryel ortalamaları karşılaştırıldı; grup I ve II arasında anlamlı fark bulunmazken, grup I ve III arasında, grup II ve III arasında anlamlı farklılık bulundu (p < 0.01). Umblikal arter end diastolik akım kaybı ve revers akım oranları sırasıyla grup I için %10.4 ve %2.7, grup II için %13.6 ve %3.7, grup III için %34.8 ve %11.7 olarak hesaplandı. Bu farklılıklar istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p < 0.01). Doğum haftası ortalamalarına bakıldığında grup I için 34.6 ± 4.1, grup II için 32.9 ± 3.1 ve grup III için 31.9 ± 3.8 olarak bulundu. Bu farklılık gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlıydı (p < 0.01). Bu grupların sezaryen oranları; grup I için %52.9, grup II için %80.2, grup III için %89.9 olarak hesaplandı. APGAR skor (5. dk) ortalamaları, yenidoğan yoğun bakım gereksinimi, yenidoğan ventilasyon desteği, perinatal ölüm oranları karşılaştırıldığında tüm gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulundu (p < 0.01). Sonuç: Preeklamptik olgularda uterin arterde çentik varlığı kötü obstetrik sonuçlarla ilişkilidir ve her iki uterin arterde çentik olması durumu daha da ağırlaştırmaktadır. Doppler de uterin arterde çentik varlığının hem perinatal sonuçlar hem maternal komplikasyonlar için öngörü değeri olduğu ve preeklamptik olgularda bu tanı aracının kullanılmasıyla fetomaternal sonuçların nispeten azaltılabileceği düşünüyoruz.