Journals / European Journal of Biology / 2012 / Cilt: 71 - Sayı: 2
The effects of Ginkgo biloba on nephrotoxicity induced by cisplatin-based chemotherapy protocols in rats
- Journal
- European Journal of Biology
- Pages
- 103–111
- DOI
- —
Abstract
The study was aimed at investigating the possible renoprotective effects of Ginkgo biloba on nephrotoxicity induced by cisplatin w/wo other antineoplastic agents (etoposide and gemcitabine) in rats. The animals were randomly divided into eight groups each consisting of six rats. Serum blood urea nitrogen (BUN) and creatinine values at baseline and after drug administration, kidney malondialdehyde (MDA), glutathione (GSH) levels, and myeloperoxidase activity (MPO) were measured, and a histopathologic examination of kidney tissues was carried out. Ginkgo biloba extract significantly decreased the serum creatinine and kidney MDA levels, which had increased as a result of cisplatin administration and also improved the depletion of kidney GSH levels in cisplatin administered rats (p
Özet
Bu çalışmada, sıçanlarda sisplatin ve diğer kemoterapötik ajanların (etopozid ve gemsitabin) nefrotoksisitesi üzerine Ginkgo biloba’nın olası etkilerinin belirlenmesi amaçlandı. Hayvanlar, rastgele olarak ve her biri 6 adet sıçandan oluşan 10 gruba ayrıldı. Deneyin başlangıcında ve tedavi sonrasında serum BUN (kan üre azotu) ve kreatinin değerleri; tedavi sonrasında böbrek dokusu malondialdehit (MDA) seviyeleri ile glutatyon (GSH) ve miyeloperoksidaz (MPO) aktiviteleri ölçüldü. Ayrıca böbrek dokusunun histopatolojik incelemesi yapıldı. Ginkgo biloba ekstresi, sisplatin tedavisinin bir sonucu olarak yükselmiş olan serum kreatinin ve böbrek MDA seviyelerini anlamlı olarak düşürdü (p < 0.05). Aynı zamanda sisplatin tedavisi sonucu azalmış olan böbrek GSH değerlerini anlamlı olarak yükseltti (p < 0.05). Elde edilen sonuçlar, böbrek dokusunun histopatolojik değerlendirmesiyle de paralellik gösterdi. Çalışmanın sonuçlarına göre, renoprotektif ajanların kullanılması sırasında sisplatin içeren kemoterapötik rejimlerle olası etkileşimlerinin göz önünde bulundurulması gerekmektedir.