Journals / Türk Toraks Dergisi / 2011 / Cilt: 12 - Sayı: 4
Relation between disease control and demographic variables, life quality and emotional status in asthma
- Journal
- Türk Toraks Dergisi
- Pages
- 139–144
- DOI
- —
Abstract
Objective: Asthma, because of its chronic nature, may adversely affect the life quality of patients leading to mental disturbances. Material and Method: In this study, 100 asthmatic patients who were on follow-up at our clinic were enrolled. Demographic data, pulmonary function test results, medications and number of attacks per year were noted. Asthma control test (ACT) for disease control, Beck depression scale (BDS) for emotional well being and SF-36 questionnare for life quality assessment were obtained. Results: The mean age was 55.6±14.9 years and 75 were female. Average duration of the disease was 8.8 years. The mean number of attacks per year was 1.5 and in 22 patients it was severe enough to require hospitalization. Sixty eight percent of the cases were not controlled as assessed by ACT. Compared to males, female patients had worse ACT values (p=0.043). The mean BDS value of the study population was 12.9±8.6, and it was higher in females than that in males (14.2±8.9, 9.1±6.3 respectively, p=0.01). Patients who did not work had higher BDS values than those who worked (p=0.03). Subjects having gastroesophageal reflux were identified to have higher BDS values and decreased physical functions (p<0.05). As the asthma control level worsened, vitality, social functions, difficulty in performing physical functions and mental health problems of the SF-36 questionnare were decreased. Conclusion: Our findings indicate that, when treating asthmatic patients, not only pulmonary function test results but also the quality of life and psychological aspects of the disease should be considered.
Özet
Amaç: Astım tekrarlayıcı hava yolu obstrüksiyonu ile karakterize kronik bir hastalık olması nedeniyle hastaların yaşam kalitesini etkilemekte ve ruhsal bozukluklara yol açabilmektedir. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmada kliniğimizde astım tanısıyla takip edilen 100 hasta değerlendirildi. Hastaların demografik özellikleri, solunum fonksiyon testi parametreleri, kullandıkları tedaviler ve yıllık atak sayısı incelendi. Astım kontrol testi (AKT) ile hastalık kontrolü, Beck depresyon ölçeği (BDÖ) ile emosyonel durumları ve SF-36 ile yaşam kaliteleri karşılaştırıldı. Bulgular: Hastaların ortalama yaşı 55.6 ±14.9 yıl ve %75’i kadındı. Hastalık süresi ortalama 8.8±9.0 yıldı. Hastaların ortalama atak sayısı 1.5 atak/yıl ve 22 hastada hastanede yatışı gerektirecek şiddetteydi. AKT’ne göre hastaların %68’i kontrol altında değildi. Kadınların erkeklere göre AKT değerleri düşüktü (p=0.04). Hastalarımızın BDÖ ortalaması hasta grubunda, kadınlarda ve erkeklerde sırasıyla 12.9±8.6, 14.2±8.9, 9.1±6.3 idi ve kadınlarda BDÖ belirgin yüksekti (p=0.01). Çalışmayanlarda BDÖ çalışanlara göre daha yüksekti (p=0.03). AKT sonuçlarına göre kontrolsüz olan grupta tam kontrol ve kısmi kontrol düzeyine göre BDÖ değerleri daha yüksekti ancak istatistiksel olarak anlamlı değildi. Reflü yakınması olanlarda BDÖ’nün yüksek olduğu ve fiziksel fonksiyonların azaldığı saptandı (p<0.05). Astım kontrol düzeyi azaldıkça SF-36 parametrelerinden vitalite, sosyal fonksiyonlar, rol güçlüğü ve mental sağlık durumunda anlamlı azalma saptandı. Sonuç: Çalışmamız astımlı hastaların tedavisi düzenlenirken sadece solunum fonksiyonlarının değil, yaşam kaliteleri ve psikolojik durumlarının da değerlendirilmesi gerektiğini göstermiştir.