Journals / Türk Üroloji Dergisi/Turkish Journal of Urology / 2012 / Cilt: 38 - Sayı: 4
Güneydoğu Anadolu Bölgesinde çalışan ürologların böbrek taşlarına yaklaşımı: Anket çalışması
- Pages
- 190–194
- DOI
- —
Abstract
Objective: It is aimed to investigate the possible differences of urologist in the Southeastern Anatolia Region concerning kidney stone disease about treatment selections and processes. We also aimed to provide data to all institutions that perform educational activities in our country, including the Turkish Association of Urology and Endourology. Our study also sought to determine the treatment priorities in our region. Material and methods: A questionnaire consisting of 22 questions was prepared and delivered to urologists by hand or by electronic mail. The responses from 66 urologists were evaluated, and the differences were calculated as percentages. Results: The distribution of the experts participating in the study was as follows: 39% were from a state hospital, 22% were from a private hospital, 7% were from a teaching hospital, and 30% were from a university hospital. Among urologists who opted for surgical treatment, 57% preferred open surgery, 41% preferred percutaneous nephrolithotomy (PNL), and 1% preferred retrograde intrarenal surgery (RIRS). In this study, 78% of the urologists performed PNL, and 55% of them began performing PNL after residency. Among the urologists in this study, 42% chose PNL for renal stone disease in pediatric patients. Support from interventional radiology was available in 40% of the clinics. Only 22% of the urologists were trained for RIRS, and 48% of the urologists have an extracorporeal shock wave lithotripsy (SWL) unit in their clinic. In symptomatic lower calyx stones, the first treatment choice was PNL in 59% of respondents. For coraliform stones, open surgery was preferred by 63%. Conclusion: In the Southeastern Anatolia region where kidney stone disease is endemic, surgical treatment is successfully applied by urologists. However, treatment programs in PNL and RIRC should be emphasized in this area.
Özet
Amaç: Güneydoğu Anadolu Bölgesinde çalışan üroloji uzmanlarının böbrek taş hastalığındaki; tedavi seçimlerinde ve süreçlerinde olası farklılıkların ortaya koyulması amaçlandı. Aynı zamanda ülkemizde eğitim faaliyetlerinde bulunan Türk Üroloji ve Endoüroloji Dernekleri başta olmak üzere tüm kurumlara bölgemizle ilgili önceliklerin belirlenmesi konusunda veri sağlanması planlandı. Gereç ve yöntemler: Kliniğimizde 22 sorudan oluşan anket formu hazırlandı. Bölgemizde çalışan üroloji uzmanlarına elden ve ya elektronik posta yoluyla anket formu ulaştırıldı. Altmış altı üroloji uzmanından alınan sonuçlar arasındaki farklılıklar (%) oranlarıyla hesaplandı. Bulgular: Çalışmaya katılan uzmanların dağılımı; %39 Devlet Hastanesi, %22 Özel Hastane, %7 Eğitim Hastanesi, %30 Üniversite Hastanesi şeklindeydi. Cerrahi kararı verilmiş böbrek taş hastalığı olan hastalarda açık cerrahi: %57, perkütan nefrolitotomi (PNL): %41, retrograd intrarenal cerrahi (RİRC): %1 oranında tercih edilmekteydi. Uzmanların %78inin PNL uyguladığı ve bunların %55inin uzman olduktan sonra PNL yapmaya başladığı saptandı. Pediatrik böbrek taş hastalığı nedeniyle PNL uygulayan uzmanların oranı ise %42 olarak hesaplandı. PNL sonrası düzelmeyen hematüri varlığında girişimsel radyoloji desteğinin doktorların çalıştığı merkezlerin %40ında mevcut olduğu gözlendi. Bölgemizde ürologların %22sinin RİRC uygulayabildiği, kliniğinde beden dışı şok dalga tedavi (SWL) ünitesi olan ürologların oranının ise %48 olduğu öğrenildi. Semptomatik alt kalix taşlarında 1. seçenek olarak %59 oranında PNLnin, koraliform taşlarda %63 oranında açık cerrahinin tercih edildiği saptandı. Sonuç: Böbrek taş hastalığı açısından endemik olan Güneydoğu Anadolu Bölgesinde, taş cerrahisi üroloji uzmanları tarafından başarılı olarak uygulanmaktadır. Bununla birlikte, PNL ve RIRS konusunda eğitim faaliyetlerine bu bölgede ağırlık verilmelidir.