Journals / Türk Üroloji Dergisi/Turkish Journal of Urology / 2001 / Cilt: 27 - Sayı: 3
The role of patients in selection of urological treatment altenatives and the impact of information given to the patient in this choice
- Pages
- 332–335
- DOI
- —
Abstract
All admitting patients must decide their treatment alternatives with their physicians. For this purpose, each patient must be counseled on his disease and be encouraged to select the treatment modalities. In this study, the decisions of the patients on treatment alternatives were compared before (BC) and after counseling (AC) the patients and the impact of education level of patients on their decisions were investigated in various urologic disease groups. Between December 1999-March 2000 (n=611) patients referred to our clinic included in this study without any randomization. These patients were divided into 5 different groups, which were urolithiasis (n=84), erectile dysfunction (ED, n=19), benign prostate hyperplasia (BPH, n=290), urinary incontinence (n=20) and control (the other general urologic pathologies, n=390). All patients were given a specific questionnaire and were asked to decide about their treatment modalities. Control group patients were answered the question beginning "Should you have a disease what would your first option be?". Treatment options were routinely explained during counseling. Then standard forms including treatment options were given and results were recorded. In the Urolithiasis, ED and Incontinence groups; counseling was not found resulting in a statistically significant difference on selecting treatment modalities (p>1.00, p>1.00 and p>1.00, respectively). But in the BPH group; a statistically significant difference between BC and AC treatment modalities selection was found (p>0.05). Accordingly, counseling was also found effecting treatment selection on BPH and incontinence in the control group (p>0.01, p<0.01). But there was still no change in selecting modality for the ED and urolithiasis treatments (p>1.00 and p>1.00). The correlation between education level and decisions of the patients was statistically significant in all groups. As counseling resulted in the desired purpose in the BPH group, it was not helpful in decision-making of the patient and physician in other disease group. We concluded that the reason of this difference was popularity of the BPH patients, detailed information should be given to the patients in other groups and the physicians should be more careful that the patient could not understand the information given.
Özet
Hekime başvuran tüm hastalar tedavilerinin seçiminde hekim ile beraber karar vermelidirler. Bu amaçla, her hasta hastalığı ile ilgili olarak mutlaka bilgilendirilmeli ve tedavinin seçimi için cesaretlendirilmelidir. Bu çalışmada çeşitli ürolojik hasta gruplarının bilgilendirme öncesi (BÖ) ve bilgilendirme sonrası (BS) tedavi seçenekleri konusundaki tercihleri karşılaştırıldı ve hastaların eğitim düzeylerinin tercihler üzerine olan etkisi araştırıldı. Aralık 1999-Mart 2000 tarihleri arasında polikliniğimize başvuran hastaların tamamı (n=611) örnekler seçilmeden araştırma grubuna dahil edildi. Bu hastalar hastalıklarına göre Urolityazis (n=84), erektil disfonksiyon (ED, n=19), benign prostat hiperplazisi (BPH, n=98), inkontinans (n=20) ve kontrol grubu (diğer sebeplerle başvuranlar, n=390) olmak üzere 5 değişik gruba ayrıldı. Tüm hastalara önceden hazırlanmış standart bir form verilerek hastalıkları ile ilgili tedavi seçeneklerinden hangisini öncelikle tercih ettikleri soruldu. Kontrol grubundakiler ise böyle bir hastalığınız olsa idi tedavide ilk tercihiniz ne olurdu sorusunu yanıtladılar. Bilgilendirme işlemi sırasında standart olarak tedavi seçenekleri detaylı biçimde anlatıldı. Sonra tedavi seçeneklerini içeren standart form tekrar verildi ve sonuçlar kaydedildi. Urolityazis, ED ve inkontinans gruplarında bilgilendirmenin hastaların tedavi seçeneklerinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık yaratmadığı bulundu (p>1.00, p>1.00 ve p>1.00, sırasıyla). Ancak BPH grubunda BÖ ve BS tedavi tercihleri açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark tespit edildi (p 1.00 ve p>1.00). Hastaların eğitim düzeyleri ile tercihleri arasındaki korelasyon tüm gruplarda istatistiksel olarak anlamlı idi. BPH'lı hastalarda BS istenilen amaçlara ulaşırken, diğer hastalık gruplarında hastaların doktoru yönlendirmesindeki katkısı yetersizdi. BPH'nın oldukça popüler olarak gündemde yer almasının bu farka neden olduğuna inanıyoruz. Standart bir bilgilendirme genel olarak BPH hastaları için yeterli iken, BPH dışındaki hastaların bilgilendirilme işlemi sırasında çok daha dikkatli olunmalı, daha kapsamlı bilgi verilmeli ve doktor hastanın verilen bilgileri anlayamamış olma ihtimali üzerinde dikkatli olmalıdır.