Journals / Türk Üroloji Dergisi/Turkish Journal of Urology / 2006 / Cilt: 32 - Sayı: 2
Practical management of priapism
- Pages
- 182–192
- DOI
- —
Abstract
ntroduction: Priapism is a persistent unwanted erection that is not associated with sexual desire or sexual stimulation. The aim of this present review is to discuss the practical management of priapism with the current data obtained from the contemporary literature. Materials and Methods: Based on MEDLINE database searches, all aspects of the management of priapism were examined. Results: Priapism can be classified as ischemic or non-ischemic depending on the status of penile arterial flow. Ischemic priapism is a true urological emergency requiring a prompt and accurate diagnosis and treatment. Delayed treatments have little documented benefit in terms of potency preservation. After the diagnosis of ischemic priapism with corporal blood gas analysis, aspiration of the corporeal hypoxic blood and injection of a selective alpha-adrenergic sympathomimetic agent should precede surgical shunting or early insertion of penile prosthesis. For non-ischemic priapism, blood gas analysis should be followed by color Doppler ultrasonography to confirm the diagnosis. Intervention is not urgent and expectant management or embolisation of the fistula may be performed. In patients with recurrent priapism, treatment for ischemic episodes as well as specific treatment for underlying etiological factor should be initiated concurrently. Conclusion: Modern management of priapism depends on the difference between ischemic and non-ischemic episodes. To protect the erectile function of the patients with priapism, urologists should know how to manage this urgent condition.
Özet
Priapizm, cinsel situmulasyon veya cinsel istek ile ilişkisiz olarak uzamış istenmeyen ereksiyon halidir. Bu çalışmada priapizm pratik tedavisiyle ilgili güncel yayınlar derlenerek tartışıldı. MEDLINE veritabanından arama yapıldı ve priapizm tedavisi hakkındaki bütün yaklaşımlar değerlendirildi. Priapizmin penil arter kan akımına bağlı olarak iskemik, non iskemik ve tekrarlayan olmak üzere üç tipi vardır. İskemik priapizm hızlı ve doğru yaklaşım gerektiren gerçek ürolojik bir acildir. Gecikmiş tedavilerde potensin koruması ile ilişkili çok az veri bulunmaktadır. Kan gazı analizi ile iskemik priapizm tanısı konulduktan sonra korporal hipoksik kanın aspirasyonu, selektif alfa-adrenerjik sempatomimetik ajanların injeksiyonu, cerrahi şant veya erken penil protez implantasyonundan önce gelmelidir. Non- iskemik priapizmi doğrulamak için kan gazı analizini renkli Doppler ultrasonografi takip etmelidir. Acil müdahale gerekli olmamakla birlikte beklenebilir ve embolizasyon uygulanabilir. Tekrarlayan priapizmli hastalarda, iskemik epizodların tedavisi ile altta yatan etiyolojik faktörlerin tedavisi eş zamanlı başlatılmalıdır. Priapizmin çağdaş tedavisi iskemik ve non-iskemik epizodlara göre farklılık göstermektedir. Hastaları erektil disfonksiyondan korumak için ürolog böyle bir acil durumda nasıl davranacağını bilmelidir.