Journals / Türk Üroloji Dergisi/Turkish Journal of Urology / 2007 / Cilt: 33 - Sayı: 1
Is radiologic evaluation necessary for penile fracture?
- Pages
- 64–67
- DOI
- —
Abstract
Introduction: Penile fracture is a rare urological emergency, which generally happens following blunt trauma. Although it mostly happens during intercourse, it also can happen as a result of uncontrolled force towards erected penis. Current treatment is urgent surgical repair. Materials and Methods: In this study, we aimed to discuss the necessity and role of radiological techniques with long-term outcomes of patients who underwent surgical repair. For this purpose revival 26 patients who had undergone surgery for penile fracture between years 1999-2006. We investigated patient files for history, physical examination, diagnostic techniques and results of the surgical procedure retrospectively. Results: Average patient age was 35.5 (22-56). Etiological causes of fractures were rolling on bed and sexual intercourse. In all of the patients, after typical crack noise, sudden detumescence penile swelling and penile curvature history submitted as natural course and physical signs for penile fracture. In physical examination penile swelling ecchymosis and haematomas were found in all patients. Operation decision was given by physical examination and natural history without a need of radiological techniques such as ultrasound, cavernsography, urethrography. Surgical procedure confirmed our prior diagnosis in all patients. During long-term follow-ups, penile deviation under 35 degrees was detected in 4 patients (15%); erectile dysfunction was noted in 2 patients (8%) and no other complications were observed. Conclusion: Consequently, penile fracture can effectively be diagnosed and managed based on history and physical examination. Radiological evaluation is only necessary in limited number of cases.
Özet
Penil fraktür, erekte penisin künt travması sonucu gelişen ender görülen bir ürolojik acildir. Güncel tedavi yöntemi acil cerrahi onarımdır. Biz bu çalışmada, penil fraktür nedeni ile cerrahi tedavi uyguladığımız hastaların uzun dönem sonuçlarını ve radyolojik tetkik gereksinimini yayınlar eşliğinde tartışmayı amaçladık. Bu amaçla, kliniğimizde 1999-2006 yılları arasında penil fraktür onarımı geçirmiş 26 hastanın kayıtları retrospektif olarak gözden geçirildi. Hastaların dosya kayıtlarından anamnez, fiziksel inceleme, tanı yöntemleri ve ameliyatın uzun dönem sonuçları öğrenildi. Ortalama hasta yaşı 35,5 (22-56) idi. Penil fraktürün en sık nedenleri yataktan dönme ve cinsel ilişki idi. Hastaların hepsinde tipik kırılma sesini takiben ereksiyonda ani kaybolma, penil şişlik ve eğrilik geliştiği şeklinde tipik penil fraktür anamnezi vardı. Fiziksel incelemede, penil şişlik, ekimoz ve hematom yine tüm hastalarda vardı. Ultrasonografi, kavernozografi, üretrografi gibi radyolojik tetkiklere ihtiyaç duyulmadan, sadece hastaların tipik anamnez ve fiziksel inceleme bulgularına dayanılarak ameliyat kararı verilmişti. Ameliyat öncesi olarak konulan tanıların hepsi, cerrahi eksplorasyon ile onaylanmıştı. Hastaların uzun dönem sonuçlarının değerlendirilmesinde, 4 (%15) hastada 35 derecenin altında penil deviasyon, 2 (%8) hastada erektil işlevlerde azalma şikâyeti dışında başka bir istenmeyen yan etkiye rastlanılmadı. Sonuç olarak, penil fraktür tanı ve tedavisinin anamnez ve fiziksel inceleme bulgularına göre etkin bir şekilde yapılabileceğini, radyolojik tanı yöntemlerinin oldukça sınırlı olgularda yararlı olabileceğini düşünmekteyiz.