Journals / Türk Üroloji Dergisi/Turkish Journal of Urology / 2010 / Cilt: 36 - Sayı: 4
Mevcut kanıtlar ışığında benign prostat hiperplazisinin tıbbi tedavisi
- Pages
- 418–429
- DOI
- —
Abstract
Benign prostatic hyperplasia (BPH) is an age-related androgen dependent progressive disease. It is associated with bothersome lower urinary tract symptoms which prove detrimental to the quality of life for both the effected men and their partners. With an aging population elderly people constituting greater proportion of population, the prevalence of BPH is on the rise with a significant impact on medical sector. Initial investigations using simple diagnostic tools can be offered to the patient suspected of having BPH as first diagnostic step in primary care setting and can help in minimizing the delay in diagnosis and management. Due to extensive work done recently in understanding the natural history of BPH and the knowledge of physiological effects of various medical interventions has greatly helped us in choosing therapeutic options for individualized treatment. This has resulted inconsiderable reduction in the rate of transurethral prostatectomy seen during the last couple of decades. Development of adrenoceptor blockade and hormonal manipulation has moved increasing number of men away from surgery towards pure medical management of BPH. We reviewed the current status of medical management in light of the evidence in support of each agent, and the correct selection of treatment.
Özet
Benign prostat hiperplazisi (BPH) yaşla ilişkili ve androjen bağımlı ilerleyici bir hastalıktır. Hastalar ve eşleri için yaşam kalitesinde bozulmalara yol açtığı gösterilen rahatsız edici alt üriner semptomlara neden olur. İleri yaştaki bireylerin toplumun çoğunluğunu oluşturduğu yaşlanan bir toplumda, BPH prevelansı artmakta, bu da tıp sektörü üzerinde önemli etkiler oluşturmaktadır. Birinci basamakta BPH şüphesi olan hastalarda ilk değerlendirme basit tanısal yöntemler ile yapılarak tanı ve tedavide gecikme en aza indirilebilir. BPH’nın doğasına yönelik son yıllarda yapılan yoğun çalışmalara bağlı olarak, çeşitli tıbbi tedavilerin fizyolojik etkileri üzerine elde edilen bilgiler, bireyselleştirilmiş tedavi uygulamalarının seçiminde büyük ölçüde yardımcı olmaktadır. Bu durum geçtiğimiz birkaç on yılda transüretral prostatektomi oranın yadsınamaz düşüşe neden olmuştur. Adrenoreseptör blokajı ve hormonal tedavilerin gelişmesi ile artan sayıda hasta cerrahi yerine sadece tıbbi yaklaşımla tedavi edilmektedir. Her ajan için mevcut kanıtlar ışığında benign prostat hyperplazisinin tıbbi tedavisinin güncel durumunu ve doğru tedavi seçim yaklaşımlarını gözden geçirdik.