Journals / Türk Üroloji Dergisi/Turkish Journal of Urology / 2011 / Cilt: 37 - Sayı: 2

Yüksek serum PSA değerli hastalarda rastlantısal tespit edilen asemptomatik kronik prostatit ve benign prostat hiperplazi: Retrospektif bir ön çalışma

Incidental detection of asymptomatic chronic prostatitis and benign prostate hyperplasia in patients with high serum PSA levels: a preliminary retrospective study

Pages
86–90
DOI
—

Abstract

Objective: We aimed to determine the presence of concomitant chronic prostatitis in patients with benign prostatic hyperplasia (BPH) who underwent prostate biopsies because of elevated levels of serum prostate specific antigen (PSA). Materials and methods: Between August 2008 and January 2010, 229 patients underwent 12-core prostate biopsy because of elevated PSA levels. The correlation between the patients’ characteristics and histopathology examination of biopsy specimens was evaluated. Results: After histopathological evaluation, prostate adenocarcinoma was detected in 77 patients (35.9%). Of the patients with benign biopsy results, 92 patients (42.9%) were diagnosed with BPH, while chronic prostatitis and BPH were detected in 60 patients (28.0%). BPH patients were classified according to PSA levels: between 4.0-10 ng/mL (Group 1, 102 patients) and ≥10 ng/mL (Group 2, 50 patients). The incidence of coexisting chronic prostatitis was higher in Group 2 (29.4% vs. 60.0%). In Group 1, patients with concomitant chronic prostatitis were significantly older than patients without prostatitis (p=0.036). Moreover, patients’ characteristics, such as age, total PSA, free PSA, free PSA percentage, and prostate volume were compared between BPH patients with and without chronic prostatitis, and only the total PSA level was significantly different (p=0.002). Conclusions: High PSA levels do not invariably indicate malignant prostatic disease. The risk of coexisting chronic prostatitis is higher in BPH patients with levels of PSA ≥10 ng/mL.

Özet

Amaç: Yüksek serum prostat spesifik antijen (PSA) düzeyleri nedeniyle prostat biyopsisi yapılan benign prostat hiperplazi (BPH) hastalarında kronik prostatit birlikteliğini değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve yöntem: Ağustos 2008 ile Ocak 2010 tarihleri arasında PSA yüksekliği sebebiyle 229 hastaya 12- kor prostat biyopsisi yapıldı. Hasta özellikleri ile biyopsi materyallerinin histopatolojik sonuçları arasındaki ilişki değerlendirildi. Bulgular: Histopatolojik inceleme sonunda 77 hastada (%35.9) prostat adenokarsinomu, 92 hastada (%42.9) BPH, 60 hastada (%28.0) ise BPH ve kronik prostatit birlikte tespit edildi. BPH hastaları PSA düzeyleri 4.0-9.9 ng/mL arası olanlar Grup 1 (102 hasta), ≥10 ng/mL olanlar Grup 2 (50 hasta) olmak üzere iki gruba ayrıldı. Kronik prostatitle birliktelik Grup 2’de daha fazlaydı (%29.4 ile %60.0). Grup 1’de BPH ve kronik prostatit birlikteliği saptanan hastalar, bu birlikteliğin olmadığı hastalarla kıyaslandığında daha yaşlı hastalardı (p=0.036). Bununla birlikte, kronik prostatit beraberliğinde ya da tek başına BPH saptanan hastalar arasında yaş, total PSA düzeyi, serbest PSA düzeyi, serbest/total PSA oranı ve prostat hacmi karşılaştırıldığında sadece total PSA düzeyi istatiksel olarak anlamlı farka sahipti (p=0.002). Sonuç: Yüksek PSA düzeyi her zaman malign prostat hastalıklarının göstergesi değildir. PSA düzeyi ≥10 ng/mL olan BPH hastalarında kronik prostatit ile birliktelik riski daha yüksektir.