Journals / Türk Üroloji Dergisi/Turkish Journal of Urology / 2001 / Cilt: 27 - Sayı: 1
Can rigidity and tumescence activity unit (RAU and TAU) be used as new criteria in nocturnal penil tumescence (NPT) monitoring?
- Pages
- 77–83
- DOI
- —
Abstract
Since several reports described the usage of intracavernous injection of papaverine (TCP) or other agents, adminissretation of intracorporeal vasoactive drugs for diagnostic and therapeutic purposes have become widespread. However anxiety mediated sympathetic tone can restrict the effects of papaverine on the corporeal smooth muscle cells partially or completelyin some patients. Therefore the first objective diagnostic approach that is believed to differentiate psychogenic and organic erectile dysfunction (ED) is the introduction of nocturnal penile tumescence (NPT) monitoring. In many reports NPT studies were performed on 2 consecutive nights and were considered normal, if more than 1 erection episode 60% or greater rijidity (at base and tip) sustained for 15 minutes or more was recorded. However there is no so many information about RAU (Rijidity Active Unit) and TAU (Tumescence Active Unit) values which can be a new criteria in NPT monitoring. In this study we assessed the correlation between rijidity-tumescence rates and RAU-TAU values, and the usefulness of these criteria in patients with ED who underwent NPT monitoring. The study group comprised 52 patients with a mean age of 56.3$\pm$13.6 years. All patients were given an ICP-60mg combined with manual sexual stimulation (CIS) test to asses the degree of tumescence, and later all patients underwent NPT test and if indicated color Doppler ultrasound. The etiology of ED was psychogenic and organic in origin in 23 and 29 cases respectively. In patients with psychogenic ED the mean rijidity and tumescence rates and the mean RAU and TAU values were 55.9%, 37.7%, 39.05 and 28.53 respectively. In addition, the rijidity and tumescence rates and the mean RAU and TAU values in patients with organic ED were 23.1%, 13.3% and 7.93, 4.45 respectively. There was statistical significant differences between the RAU and TAU values in patients with psychogenic and organic ED. Owing to these results, RAU and TAU values seem to be new criteria in the diagnosis of patients with ED who underwent NPT monitoring.
Özet
Papaverin ve diğer bazı ajanların intrakavernozal kullanımları bildirildikten sonra, vazoaktif drogların tanı ve tedavi amaçlı enjeksiyonu oldukça yaygınlaşmıştır. Ancak anksiyeteye bağlı gelişen sempatik tonus, bazı hastalarda papaverininin korporeal düz kas hücresindeki etkisini kısmen ya da tamamen etkileyebilmektedir. Bundan dolayı psikojenik ve organik kökenli erektil disfonksiyonun (ED) ayırıcı tanısında Nokturnal Penil Tumesans (NPT) değerlendirmesinin objektif bir yöntem olduğu kabul edilmektedir. NPT testi art arda 2 gece yapıldığında, %60'ın üzerinde ve 15 dakikadan uzun süren penil rijidite tespit edildiğinde (penis kök ve ucunda), sonuç normal olarak kabul edilmektedir. Buna karşılık literatürde NPT değerlendirmelerinde yeni bir kriter olan RAU (Rijidite Aktif Ünit) ve TAU (Tumesans Aktif Ünit) konusunda pek fazla bilgiye rastlanmamaktadır. Çalışmamızda ED nedeniyle NPT değerlendirmesi yapılan hastalarda rijidite-tumesans oranlan ve RAU-TAU değerleri arasındaki korelasyon ile bu değerlerin yeni ve ek kriterler olarak ED'un tanısındaki kullanılabilirliği araştırıldı. Çalışmaya yaş ortalaması 56.3$\pm$13.6 olan 52 hasta alındı. Hastalann tümüne ereksiyonun değerlendirilmesi amacıyla CIS (Combined injection and stimulation) test ve ardından NPT testi, gerekli görülen hastalarda da renkli Doppler ultrasonografi uygulandı. Hastalar etiolojik açıdan değerlendirildiğinde 29 hastada organik ve 23 hastada da psikojenik kökenli ED saptandı. Psikojenik kökenli ED olgularında ortalama rijidite ve tumesans değerleri sırasıyla %55.9, %33.7, RAU ve TAU değerleri de 39.05 ve 28.53 olarak tespit edildi. Buna karşılık organik kökenli ED olgularında ortalama rijidite oranı %23.1, ortalama tumesans oranı ise %13.3 olarak saptanırken, ortalama RAU ve TAU değerleri de sırasıyla 7.93 ve 4.56 olarak tespit edildi. Psikojenik ve organik kökenli ED hastalarının RAU ve TAU değerleri arasında anlamlı farklılığın bulunduğu görüldü. Elde ettiğimiz sonuçlar NPT testinin uygulandığı hastalarda RAU ve TAU değerlerinin, rijidite ve tumesans yüzdeleri gibi güvenle kullanılabilecek kriterler olabileceğini göstermektedir.