Journals / Türk Üroloji Dergisi/Turkish Journal of Urology / 2001 / Cilt: 27 - Sayı: 4
Fournier's gangrene: Evaluation of 26 cases
- Pages
- 492–497
- DOI
- —
Abstract
In this study we aimed to evaluate the etiologic factors and the effects of surgical debridement, wound management and adjunctive therapies on mortality and morbidity of Fournier's gangrene. 25 male, one female, a total of 26 patients treated for Fournier's gangrene between January 1990-December 2000 were evaluated retrospectively. The mean age of our patients was 57. The etiologic origin of the gangrene was urogenital region in 12, skin in 6, anorectal region in 3 and unknown in 5 patients. Predisposing factors were diabetes in 11, alcohol and drug abuse in 2, paraplegia in one and renal insufficiency in one of the patients. The pathology began in scrotum in 19, in perineum in 5, in penis after self-cavernous injection in one and in vulva in one of the patients. Mean duration of time from the establishment of symptoms to hospital admission was 4.7 days. The pathology was limited to genitalia in 9, extending to perineum in 7, umbilicus in 7 and the axillary region in 3 patients. A repeat debridement was not necessary in 15 patients whereas a second debridement in 9 and a third in 2 were done. Mean hospitalization time was 19 days. A cystostomy in 17 patients and a colostomy in two were necessary. We applied hyperbaric oxygen therapy in 2 and honey in 5 patients to accelerate wound healing. Plastic surgery and grafting were necessary in 13 patients. Our mortality was 8%. Early recognition of the pathology and aggressive surgical debridement of the necrotic tissues can improve survival in patients with Fournier's gangrene. Initiation of broad-spectrum antibiotics, haemodynamic and nutritional support and a multidisciplinary approach are also important in the management. Repeat operative debridement should always be done when necessary and adjunctive therapies like hyperbaric oxygen therapy may be used in severe cases.
Özet
Çalışmamızın amacı mortalitesi yüksek bir patoloji olma özelliğini koruyan Fournier gangreni ile kliniğimize başvuran hastalarda etiyolojik faktörleri belirlemek, uyguladığımız cerrahi tedavinin, operasyon sonrası yara bakımının ve destekleyici ek tedavilerin mortalite ve morbiditeye etkilerini tartışmaktır. Çalışmamızda Ocak 1990-Aralık 2000 tarihleri arasında kliniğimizde Fournier gangreni tanısı ile tedavi edilmiş 25'i erkek, biri kadın toplam 26 hasta retrospektif olarak değerlendirilmeye alınmıştır. Hasta grubumuzun yaş ortalaması 57 idi. Gangrenin etiyolojisinin 12 hastada Urogenital, 6 hastada deri, 3 hastada ise anorektal kaynaklı olduğu saptandı. 5 hastada etiyoloji belli değildi. Predispozan faktör olarak 11 hastada şeker hastalığı, iki hastada alkol veya madde bağımlılığı, bir hastada parapleji ve bir hastada kronik diyaliz gerektiren böbrek yetmezliği öyküsü vardı. İlk belirtiler 19 hastada skrotumda, 5 hastada perinede, bir hastada peniste intrakavernöz enjeksiyon sonrası ve tek kadın hastamızda vulvadan başlamıştı. Hastalar ilk şikayetleri başladıktan ortalama 4.7 gün sonra hastaneye gelmişlerdi. Operasyon sırasında patolojinin 9 hastada genital bölgede sınırlı, 7 hastada perineye, 7 hastada umblikusa, 3 hastada da koltuk altına kadar ilerlemiş olduğu görüldü. 15 hastada tek, 9 hastada iki, 2 hastada ise üç kere cerrahi debridman yapılması gerekti. Hastaların üroloji servisimizde ortalama kalış süreleri 19 gündü. 17 hastaya sistostomi yerleştirilmesi, 2 hastaya kolostomi açılması gerekti. İki hastaya cerrahi debridmana ek olarak hiperbarik oksijen tedavisi, 5 hastaya yara iyileşmesini hızlandırma amacı ile bal uygulaması yapıldı. 13 hastaya plastik cerrahi müdahale ve graft uygulaması gerekti. Toplam 26 hastadan ikisi yaşamını yitirdi. Fournier gangreninin mortalitesi, patolojinin erken tanınması ve agresif bir cerrahi debridman ile nekrotik dokunun tamamen temizlenmesi ile düşürülebilir. Tedavide, geniş spektrumlu antibiyotik kullanımı, hemodinamik dengenin sağlanması ve beslenme desteği yanında mültidisipliner bir yaklaşım da önemlidir. Gerektiğinde tekrarlayan debridmanlar mutlaka yapılmalı, ağır olgularda hiperbarik oksijen tedavisi gibi yardımcı tedavi yöntemlerinden yararlanılmalıdır.