Journals / Türk Üroloji Dergisi/Turkish Journal of Urology / 2014 / Cilt: 40 - Sayı: 4
Robot yardımlı laparoskopik transperitoneal pyeloplasti sonuçlarımız: On sekiz olguluk seri
- Pages
- 193–198
- DOI
- —
Abstract
Objective: We evaluated outcomes of our robot-assisted laparoscopic transperitoneal pyeloplasty (RALP) procedures. Material and methods: Between July 2011 and March 2014, 18 RALP procedures were performed at our instutition. Ureteropelvic junction obstruction (UPJO) diagnosis based on clinical presentation and intra- venous urography. All patients underwent basal and diuretic isotopic renography to evaluate the degree of obstruction and impaired renal function. Anderson-Hynes dismembered pyeloplasty technique was used with a transperitoneal approach by using the da Vinci-S 4-arm surgical robot. Outcomes were assessed retrospectively. Results: Mean patient age was 31.3±11.7 (13-62) years. Male: female ratio was 9: 9. All procedures were primary surgeries. Of 18 patients, 10 (55.5%) had a crossing vessel and 8 (44.5%) had intrinsic obstruction. Mean operative time was 150.4±17.2 (115-185) minutes. Mean anastomosis time was 21.4±5.5 (10-33) min- utes. Mean blood loss during the operation was 33.6±17.3 (10-60) cc. Mean hospital stay was 2.6±1.0 (1-6) days. No conversion to open surgery was required. No intraoperative and perioperative (0-30 days) compli- cation occurred. Readmission rate during perioperative period was 0%. Median follow-up was 16.6±10.3 (3-35) months. Postoperative intravenous urography and renography showed improved results in all cases. Conclusion: Due to our experience, RALP is a safe and feasible minimally invasive approach in patients with UPJO with excellent surgical and functional outcomes.
Özet
Amaç: Robot yardımlı laparoskopik transperitoneal piyeloplasti (RYLTP) ameliyatlarının sonuçlarını sunmayı amaçladık. Gereç ve yöntemler: Kliniğimizde Haziran 2011 ila Mart 2014 tarihleri arasında 18 RYLTP ameliyatı uygulanmıştır. Üreteropelvik bileşke darlığı (ÜPBD) tanısı klinik prezantasyon ve intravenöz ürograf (İVÜ) sonuçlarına göre kondu. Obstrüksiyon derecesini ve bozulmuş renal fonksiyonu değerlendirmek amacıyla, bazal ve diüretikli renogram veya İVÜ tetkikleri yapıldı. Tüm hastalara, da Vinci-S 4-kollu cerrahi robotik sistemi kullanılarak, transperitoneal yaklaşımla Anderson-Hynes dismembered piyeloplasti ameliyatı uygulandı. Sonuçlar retrospektif olarak değerlendirildi. Bulgular: Hastaların ortalama yaşı 31,3±11,7 (13-62) yıl idi. Erkek: kadın oranı 9: 9 idi. Tüm prosedürler primer vakalara uygulandı. Hastaların 10unda (%55,5) çaprazlayan damar, 8inde (%44,5) ise intrinsik obstrüksiyon tespit edildi. Operasyon süresinin ortalaması 150,4±17,2 (115-185) dakika idi. Anastomoz süresinin ortalaması 21,4±5,5 (10-33) dakika olarak tespit edildi. Operasyon sırasındaki ortalama kanama miktarı 33,6±17,3 (10-60) cc idi. Ortalama hastanede kalış süresi 2,6±1,0 (1-6) gün idi. Hiç bir hastada açık cerrahiye dönüş gereksinimi olmadı. Hiç bir hastada intraoperatif ve perioperatif (0-30 gün) komplikasyon gelişmedi. Perioperatif dönemde hastaneye yeniden başvuru oranı %0 idi. Ortalama izlem süresi 16,6±10,3 (3-35) ay idi. Tüm hastaların, postoperatif İVÜ ve diüretikli renogram tetkiklerinde düzelme tespit edildi. Sonuç: Tecrübemize göre, ÜPBD olan hastalarda, RYLTP, mükemmel cerrahi ve fonksiyonel sonuçları olan, güvenli ve uygun bir minimal invaziv yaklaşımdır.