Journals / Türk Üroloji Dergisi/Turkish Journal of Urology / 2013 / Cilt: 39 - Sayı: 2

Diyarbakır Diyarbakır ili bir grup okul çağı çocuğunda enürezis nokturna prevelansı

Prevalence of enuresis nocturna among primary school children living in

Pages
101–105
DOI
—

Abstract

Objective: In this study, the prevalence of enuresis nocturna (EN) was investigated among primary school children living in Diyarbakır Material and methods: Five primary schools in the center of Diyarbakir and a village primary school were selected randomly. Four thousand five hundred self-administered questionnaires were distributed to parents; 4300 were returned, and 4203 of these questionnaires were included in this study. Results: Of the children participating in the study, 52.2% were boys and 47.8% were girls. The mean age of the children was 8.66±1.61 (6-15) years, and the mean number of siblings was 4.03±2.06 (0-13). The preva- lence of nocturnal enuresis was determined to be 25.9% (1087) among the 4203 children, and it was more common in boys than in girls (27.8% and 23.7%, respectively). The rate of a positive family history in the nocturnal enuresis group was 64.8%, and the rate was 35.2% for non-enuretic children. While the average number of siblings in the nocturnal enuresis group was 4.49±2.65, this number was 3.87±2.57 in the non- enuretic group. The family financial situation of enuretic children was worse than for non-enuretic children. Of the children with enuresis, 92.3% had urinary incontinence only at night, while 8.7% had urinary incon- tinence both day and night. The number of bed wetting incidents per week was 4.1±2.2. Eighty point five percent of the families believed that the situation resolved without any treatment. Conclusion: Family history, a low socio-economic level and an increased number of children were factors that increased the frequency of enuresis nocturna in our region.

Özet

Amaç: Bu çalışmamızda Diyarbakır ilinde bir grup ilköğretim çağı çocuğunda enürezis nokturna (EN) preve- lansını, etiyolojik faktörleri ve ailelerinin tedavi yöntemleri hakkındaki düşüncelerini belirlemeyi amaçladık. Gereç ve yöntemler: Diyarbakır merkezinde beş okul ve merkeze bağlı bir köy ilköğretim okulu rastlantısal olarak seçildi. Dört bin beş yüz adet anket formu kapalı zarf içinde, içerik konusunda öğrencilere bilgilen- dirme yapılmadan ailelere ulaştırıldı. Dört bin üç yüz’ü sınıf öğretmenleri aracılığı ile bize geri ulaştırıldı. Yapılan değerlendirme sonucunda 4203 (%93.4) adet form çalışmamıza dahil edildi. Bulgular: Ankete katılanların %52.2’si erkek, %47.8’i kız çocuğuydu. Çocukların genel yaş ortalaması 8.66±1.61 (6-15) yıl, kardeş sayısı ortalaması 4.03±2.06 (0-13) olarak tespit edildi. Enürezis nokturna preve- lansının %25.9 olduğu tespit edildi. EN; erkek çocuklarda %27.8, kız çocuklarda %23.7 oranında saptandı. Enüretik olguların %64.8’nin ailesinde çocukluk döneminde yatak ıslatan birey olduğu tespit edildi. Enüretik olmayan olgularda bu oran %35.2 ile belirgin olarak düşüktü. Enürezis nokturnalı çocukların ortalama kardeş sayısı 4.49±2.65 iken; idrar kaçırmayan çocuklarda bu sayı 3.87±2.57 idi. Yatak ıslatan grupta ailenin gelir durumunun düşük olduğu görüldü. EN’lı çocukların %92.3’ünün sadece gece, %8.7’sinin ise hem gece hem de gündüz idrar kaçırdığı saptandı. Haftada ortalama yatak ıslatma gün sayısı 4.1±2.2 gün idi. Ailelerin %80.5’i enürezis nokturnanın tedavisiz kendiliğinden geçen bir durum olarak tanımladılar. Tedavi için kullanılan ilaç- larla ilgili düşünceler sorgulandığında ebeveynlerin %5.7’si ilaçların kısırlık yaptığını belirtti. Sonuç: Ailede enürezis nokturna öyküsünün olması, sosyoekonomik seviyenin düşük olması ve çocuk sayısı- nın fazla olması bölgemizde EN sıklığını arttıran faktörlerdir.