Journals / Türk Üroloji Dergisi/Turkish Journal of Urology / 2011 / Cilt: 37 - Sayı: 3
Anomalili böbreklerdeki taşların tedavisinde perkütan nefrolitotomiye alternatif olarak laparoskopik piyalolitotomi: Ön çalışma sonucu
- Pages
- 223–228
- DOI
- —
Abstract
Objective: We report our experience with laparoscopic transperitoneal pyelolithotomy (LTPL) and percutaneous nephrolithotomy (PCNL) in the management of patients with calculi in anomalous kidneys. Materials and methods: Data from 11 patients who underwent LTPL and 13 patients who underwent PCNL for kidney stones between May 2006 and August 2010 were retrospectively analyzed. A flexible nephroscope and holmium:YAG laser lithotripsy were used for stone clearance in 2 patients in LTPL group and 3 patients in PCNL group. Results: The two groups were similar in age, body mass index, and sex; however, mean stone size was slightly greater in the PCNL group, although this difference was statistically insignificant. Mean operative time and hospitalization time were significantly higher in the LTPL group whereas estimated blood loss and mean postoperative analgesic requirement were significantly reduced in the LTPL group. There were no statistically significant differences in terms of stone size, complication rates, blood transfusion rates or stone-free status. There were no residual fragments in either group, and complete clearance was achieved in all the cases. Conclusion: With an experienced surgical team, most cases of stone disease in congenitally abnormal kidneys can be treated laparoscopically with low postoperative morbidity and complication rates, a short convalescence time, and good functional results.
Özet
Amaç: Yazımızda anomalili böbreklerde görülen böbrek taşlarının tedavisi için uygulamış olduğumuz laparoskopik transperitoneal piyelolitotomi (LTPL) ve perkütan nefrolitotomi (PCNL) deneyimlerimizi sunduk. Gereç ve yöntem: Mayıs 2006 ve Ağustos 2010 tarihleri arasında, böbrek taşı tanısıyla LTPL uygulanan 11 hastanın ve PCNL uygulanan 13 hastanın verilerini retrospektif olarak değerlendirdik. LTPL grubundaki 2 hastada ve PCNL grubundaki 3 hastada tam taşsızlık elde edilmesi amacıyla fleksibl nefroskop ve Holmium:YAG lazer litotripsi kullanıldı. Bulgular: Her iki grup da yaş, vücut kitle indeksi ve cinsiyet bakımından benzerdi. Bununla birlikte, istatistiksel olarak anlamlı olmamakla birlikte taş boyutu, PCNL grubunda biraz daha büyüktü. LTPL grubunda ortalama ameliyat süresi ve hastanede yatış süresi daha uzun, tahmini kan kaybı ve postoperatif analjezik kullanımı daha az idi. Taş büyüklüğü, komplikasyon oranları, kan transfüzyonu oranları ve taşsızlık oranları bakımından her iki grup arasında istatistiksel anlamlı farklılık gözlenmedi. Her iki grupta da rezidüel taş fragmanı izlenmedi ve tüm olgularda tam taşsızlık elde edildi. Sonuç: Deneyimli cerrahi ekip ile, konjenital anomalili böbreklerdeki taşlar laparoskopik yolla, iyi fonksiyonel sonuçlar ve hızlı iyileşmenin yanında düşük postoperatif morbidite ve komplikasyon oranları ile başarılı bir şekilde tedavi edilebilir.