Journals / Türk Üroloji Dergisi/Turkish Journal of Urology / 2014 / Cilt: 40 - Sayı: 4

Mesane kanseri için mevcut ve geliştirilmekte olan moleküler belirteçler nelerdir? Gelecekte de faydalı olacaklarını nasıl kanıtlayabilirler?

What are the currently available and in development molecular markers for bladder cancer? Will they prove to be useful in the future?

Pages
228–232
DOI
—

Abstract

Urothelial carcinoma is the 9 th most common cancer worldwide. Most urothelial tumors are non-muscle invasive on presentation. However, two-thirds of non-invasive bladder cancers will eventually recur with a 25% risk of progression to muscle-invasive bladder cancer. Tumor stage, histological grade and pathological invasion of blood vessels and lymphatic tissue are the main indicators for urothelial cancer prognosis. The gold standard for diagnosing bladder cancer is conventional white-light cystoscopy and biopsy. Urine cytology is a highly specifc, sensitive test for high-grade tumors or carcinoma in situ (CIS). Urinary NMP22 has an overall sensitivity and specifcity for detecting bladder cancer of 49% and 87%, respectively. However, there are falsepositive results in the presence of urinary tract infection or hematuria. The detection of specifc gene mutations related to urothelial cancers has been studied and employed to reproduce markers helpful for diagnosis. According to current studies, molecular markers can be used to predict tumor recurrence. From a prognostic point of view, new molecular markers have yet to be established as reliable indicators of tumor aggressiveness. We aimed to review the molecular markers with possible prognostic signifcance that have been discussed in the literature. This review examined the literature for various molecular markers under development for bladder cancer in an attempt to optimize patient care and reduce the costs of treating these patients.

Özet

Mesane kanseri; dünyada en yaygın 9. kanserdir. Ürotelyal tümörlerin çoğu başvuru esnasında kasa invaze olmamıştır. Bununla birlikte, non-invaziv mesane kanserlerinin üçte ikisinde rekürrens gelişecek ve %25 kasa invaze mesane kanserine progresyon göstereceklerdir. Ürotelyal kanser prognozu için temel göstergeler; tümör evresi, histolojik grade, kan damarlarına ve lenfatik dokuya patolojik invazyondur. Mesane kanserinin teşhisinde altın standart yöntem, geleneksel sistoskopi ve biyopsidir. İdrar sitolojisi, yüksek grade’li tümörler veya karsinoma in situ (CIS) için oldukça sensitif ve spesifik bir testtir. Üriner Nükleer Matriks Protein-22’nin (NMP-22) mesane kanserini saptamada sensitivitesi %49, spesifitesi ise %87’dir. Ancak, üriner enfeksiyon ya da hematüri durumunda, yanlış-pozitif sonuçlar olabilmektedir. Son yıllarda, ürotelyal kanserle ilişkili spesifik gen mutasyonlarının saptanmasına çalışılmakta ve bu gen mutasyonları, teşhis için yardımcı olabilecek belirteçlerin üretiminde kullanılmaktadır. Son zamanlarda yapılan araştırmalara göre, moleküler belirteçler tümör rekürrensinin önceden tahmininde kullanılabilmektedir. Yine de, prognostik açıdan, yeni moleküller tümör agresifliğinin güvenilir göstergesi olarak henüz tam kabul görmemişlerdir. Biz bu çalışmamızda, literatürde tartışılan muhtemel prognostik önemi olan moleküler belirteçleri gözden geçirmeyi amaçladık. Bu derleme, mesane kanserli hastaların tedavilerini daha uygun hale getirip bu hastaların tedavi masraflarını azaltan, mesane kanserine yönelik çeşitli moleküler belirteçleri inceleyen literatürü içermektedir.