Journals / TYB Akademi Dil Edebiyat ve Sosyal Bilimler Dergisi / 2020 / Cilt: 29 - Sayı: 29

Camilla Ruziçka Ostoiç’s “Dictionary “Türkisch-Deutsches Wörterbuch mit Transcription des Türkischen” And Traces of Western Rumeli Dialects in the Work

Camilla Ruziçka Ostoiç’in “Türkisch-Deutsches Wörterbuch Mit Transcription Des Türkischen” Adlı Sözlüğü ve Batı Rumeli Ağızlarının Sözlükteki İzleri

Pages
93–128
DOI
—

Abstract

The work discussed in the study is Türkisch-Deutsches Wörterbuch mit Transcription des Türkischen [Turkish Transcription Turkish-German Dictionary], written in 1879 by Camilla Ruziçka in Latin letters within the borders of the Austro-Hungarian Empire. The work is 540 pages and consists of about 17 thousand articles. Thanks to this work, the author was awarded with the gold medal by the AustroHungarian Empire and the Ludwig Science and Art Gold Medal of the Bavarian Kingdom. The author decided to publish his work considering that Austrian civilization and education could be brought to this geography by learning and teaching Turkish, which is widely spoken in the region, after Austria-Hungary took over Bosnia and Herzegovina. The work is important in terms of reflecting the Turkish vocabulary at the time of writing, oral features, and some idioms and phrases that have been forgotten today. In addition, the work attracts attention with it’s stereotyped spelling and some phonetic and morphological features in common with West Rumeli dialects.

Özet

Çalışmada ele alınan eser, Camilla Ruziçka Ostoiç tarafından AvusturyaMacaristan İmparatorluğu sınırları içinde Latin harfleriyle kaleme alınan ve 1879 yılında basılmış olan Türkisch-Deutsches Wörterbuch mit Transcription des Türkischen’dir [Türkçe Transkripsiyonlu Türkçe-Almanca Sözlük]. Eser, 540 sayfa olup yaklaşık 17 bin madde başından müteşekkildir. Yazar, bu eser sayesinde Avusturya-Macaristan İmparatorluğu tarafından altın madalya ile ve Bavyera Krallığı’nın Ludwig Bilim ve Sanat Altın Madalyası ile ödüllendirilmiştir. Yazar, Avusturya-Macaristan’ın Bosna Hersek’i ele geçirmesi üzerine Avusturya medeniyetinin ve eğitiminin bu coğrafyaya, bölgede yaygın olarak konuşulan Türkçenin hızlı bir şekilde öğrenilmesi ve öğretilmesi suretiyle götürülebileceğini düşünerek eserini yayımlamaya karar vermiştir. Eser, yazıldığı dönemdeki Türkçe söz varlığını, ağız özelliklerini ve bugün unutulmuş olan bazı deyimleri ve kalıp söyleyişleri yansıtması bakımından önemlidir. Ayrıca eser kalıplaşmış imlası ve Batı Rumeli ağızlarıyla ortaklaşan bazı ses ve şekil bilgisi özellikleriyle de dikkati çekmektedir.