Journals / Ulusal Travma Dergisi / 1998 / Cilt: 4 - Sayı: 4
Blunt and penetrating ruptures of the diaphragm
- Journal
- Ulusal Travma Dergisi
- Pages
- 253–256
- DOI
- —
Abstract
The difficulties in diagnosis ofdiaphragmatic herniation in the first admission are the common causes of morbidity and mortality. Inadequacy of diagnostic procedures and the severity of additional injured visceras are the main factors ofmorbidity and mortality. From 1990 to 1996,24 patients qith penetrating injury and 15 patients with blunt injury were treated at department of General Surgery, School ofMedicine,University of Çukurova. All of the patients with penetrating injury (Group 1) and 12 with blunt injury (Group 2) required emergency laparotomy. In the remaining 3 patients (Group 3), the diagnosis ofdiaphragmatic injury was delayedfrom 12hoursto 12 years after injury. The vast majority of the Group 1 and Group 2 patients had injury to other organs.the diagnosis ofdiaphragmatic injury was made in almost all of them during emergency laparotomy. The diagnosis in Group 3 patients was made by chest roentgenogram alone or computed tomography. All diaphragmatic injuries repaired primarily except one which was repaired with prolene mesh. One of the Group 1 patients died, a mortality of%04, and 2 of the Group 2 patients died, a mortality of %16.6. All Group 3 patients recovered. This study suggests that diaghragmatic injury should be suspected in all patients with penetrating as well as blunt injury of the chest and abdomen. The presence of such an injury should be excluded before the termination of the exploratory procedure. The need for diagnosis ofdiaphragmatic herniation during the initial admission is emphasised. Also, diaphragmatic injury should be suspected in patients with roentgenographic abnormalities of the diaphragm and lower lung field following trauma. The presence of diaphragmatic injury in such patients should be excluded with appropriate diagnostic studies to protect the patient from its late complications.
Özet
Travmatik diyafragma rüptürlerinin ilk başvuru anındaki tanı güçlüğü.morbitide ve mortaliyi arttıran en önemli nedendir. Erken tanıdaki güçlük.tanı yöntemlerinin yetersizliği ve ek organ yaralanmalarına bağlı oluşan klinik tablonun diyafgrama rüptürünü gizlemesine bağlıdır. Bu çalışmada, 1990-1996 yılları arasında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Kliniğinde 24 penetren diyafragmatik rüptür (Grup 1), 12 kunt travmatik diyafragmatik rüptür tanı ve tedavisi 12 saat ile 12yıl geciken 3 olgu (grup 3) retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Grup 1 ve Grup 2'deki olguların büyük çoğunluğunda ek organ yaralanması saptanmış ve tanı tümünde laparotomi sırasında konulmuştur. Prolen mesh kullanılan bir olgu dışında konulmuştur. Grup 3'teki olguların tanısı akciciğer ve bilgisayarlı tomografi ile konulmuştur. Prolen mesh kullanılan bir olgu dışında, bütün diyafragmatik rüptürler primer olarak onarılmıştır. Grup 1'de 1 olgu kaybedilmiş,mortalite % 4; Grup 2'de 2 olgu kaybedilmiş,mortalite%16.6 olarak bulunmuştur. Grup 3'teki olgularda ise mortalite oluşmamıştır. Bu çalışmanın amacı,göğüs ve karın travmalı olgularda kunt travmada olduğu gibi,penetran yaralanmalarda da diafragma rüptürünü düşünmek gerektiğini vurgulamaktadır. Eksplorasyon tamamlanmadan önce diyafragma rüptürü ekarte edilmelidir. Aynı zamanda,travmayı takiben akciğer grafisinde akciğer bazalinde ve diyafragma sınırında düzensizlik saptanan olgular,diyafragma rüptürü yönünden araştırılmalıdır, Diyafragma rüptürlü olgularda uygun tamsalyaklaşımlar.hastayı geç dönem komplikojsyon gelişiminden koruyabilir.