Journals / Ulusal Travma Dergisi / 1998 / Cilt: 4 - Sayı: 2
Combined gunshot wounds of trachea and esophagus
- Journal
- Ulusal Travma Dergisi
- Pages
- 124–127
- DOI
- —
Abstract
Between January 1980 May 1997 23 cases with tracheobronchial injuries were treated in our clinic. In 7 (30.4%) of theses there were combined tracheal and esophageal injuries. The cause was gunshot wound injury in all patients. Diagnosis of esophageal injury has been made by esophagography in 5, and by surgical exploration in two cases. The duration of time between the injury and surgical management was 30 hours(range, 648 hours). Surgical approach was made by anterior stemocleidomastoid incision in all cases. Operative techniques included drainage(S), two-layer closure(S), and cervical tube esophagostomy + near total esophageal exclusion(l) for esophageal injuries. Tracheal repair was done with a single layer interrupted polypropylene or polyglycolic acid sutures. Associated injuries were pneumothorax (3), hemothorax(2), hemopneumothorax(2), larynx(l), and n. Laryngeus inferior(l). Permanent tracheostomy was performed in one patient with severe laryngeal injury. Complications were cervical esophageal leak(l), tracheoesophagealfistula EF (1), esophageal stenosis(J), andpneumonia(l). The morbidity rate in our series was 42.8%. The cause of mortality in these 3 cases was sepsis. The mean length of hospital stay was 36.8 daysfrange, 5 99 days). The number of complications can be lowered by prompt recognition of the injuries and repair of the trachea and esophagus. In order to protect the tracheal repair and prevent TEF formation a viable tissue, Stemocleidoinastiod muscle being the first choice should be placed between the repairs regardless of the time between the injury and surgery.
Özet
Eş zamanlı trakea ve özefagııs yaralanması olan olgular trakeoözefagealfıstiil, özefagııs kaçağı, pnömoni ve mediastinel abse gibi majör komplikasyonlann gelişebileceği risk altında olan olgulardır. Ocak 1980 Mayıs 1997 tarihleri arasında kliniğimizde 23 trakeobronşial yaralanma olgusu tedavi edilmiştir. Bu olguların Tsinde (%30.4) eş zamanlı trakea ve servikal özefagııs yaralanması vardı. Tüm olgularda etken ateşli silah yaralanması idi. Özefagııs yaralanması tanısı 5 olguda özefagografı, 2 olguda ise cerrahi eksplorasyon sırasında kondu. Olguların yaralanma ile cerrahi tedavileri arasında geçen süre ortalama 30 saat (6 saat ile 48 saat arası) idi. Olguların tümüne oblik servikal insizyon (anterior sternokleidomastoid insizyon) ile yaklaşıldı. Özefagııs yaralanması için 3 olguda sadece drenaj, 3 olguda iki tabaka primer onarım ve drenaj ve l olguda ise servikal T-ti'ıp özefagostomi + totale yakın servikal özefageal ekskliizyon uygulandı. Trakea onarımı tek tek, tek tabaka olarak polypropylene veya polyglycolic acid sütür kullanılarak yapıldı. Tüm olgulara geniş spektrumlu antibiotik verildi. Eşlik eden yaralanmalar pnömotoraks (n=3), heınotoraks (n—2), hemopnömotoraks (n=2), larinks (n=i) ve n.laryngeus inferior (n=l) idi.Larinks yaralanması olan olguya yaygın hasar nedeniyle kalıcı trakeostoıni yapıldı. Postoperatif servikal özefageal kaçak (n — l j, trakeoözefageal fıstiil (n = l), özefageal stenoz (n=l) ve pnömoni (n = 1) serimizdeki komplikasyonları oluşturdu. Serimizde mortalite oranı %42.8 (3 olgu) Air. Bu üç olguyu sepsis nedeniyle kaybettik. Tüm seri için hastane kalış süresi 5 ile 99 gün arasında olup ortalama 36.8 gün idi. Komplikasyon sayısı trakea ve özefagııs yaralanmalarının erken tanı ve tedavileri ile azaltılabilir. Özellikle trakeal onarımın tehlikeye atılmaması ve trakeoözefageal fıstül gelişimini önlemek için her iki yaralanmanın onarımı bittikten sonra yaralanma zamanı ve cerrahi onarım arasındaki geçen süreye bakılmaksızın canlı bir doku flebi, sternokleidomastoid adele ilk seçenek olmak üzere konulmalıdır.