Journals / Ulusal Travma Dergisi / 2004 / Cilt: 10 - Sayı: 4

Evaluation criteria for selecting patients for surgical or nonoperative treatment in nonvariceal upper gastrointestinal bleeding

Varis dışı üst gastrointestinal sistem kanamalarında cerrahi ve konservatif tedavi için hasta seçiminde dikkate alınacak noktalar

Pages
226–231
DOI
—

Abstract

BACKGROUND: We evaluated the patients who underwent surgical or nonoperative treatment for acute nonvariceal upper gastrointestinal bleeding. METHODS: The study included 31 patients (21 males, 10 females; mean age 60 years; range 19 to 82 years) with nonvariceal upper gastrointestinal bleeding. Surgical treatment was performed in 14 patients (10 males, 4 females; mean age 64 years), while 17 patients (11 males, 6 females; mean age 55.6 years) were treated conservatively. The two groups were compared with respect to age, sex, associated diseases, arterial blood pressure, pulse rate, and hematocrit values on admission, number of blood transfusions, endoscopic findings, cause of bleeding, and mortality. RESULTS: Upon admission, all the patients underwent endoscopic examination except for five surgically-treated patients. Peptic ulcer was detected in 74.1% of the bleedings. The incidences of duodenal ulcer and stomach ulcer did not differ between the two groups. No significant differences were found with respect to the causes of bleedings. The mean number of blood transfusions was 4.36 units preoperatively, and 2.29 units in those treated conservatively (p=0.013). The mean systolic (p=0.002) and diastolic pressures (p=0.029), pulse rates (p=0.003), and hematocrit values (p=0.011) obtained on admission differed significantly. Mortality occurred in only one patient (7.1%) due to cardiac failure in the postoperative period. CONCLUSIONS: Our study yielded elucidative data on the referral of patients to surgical treatment for nonvariceal upper gastrointestinal bleeding.

Özet

AMAÇ Akut varis dışı üst gastrointestinal sistem kanaması nedeniyle cerrahi veya konservatif tedavi uygulanan hastalar değerlendirildi. GEREÇ VE YÖNTEM Varis dışı üst gastrointestinal kanamalı 31 hasta (21 erkek, 10 kadın; ort. yaş 60; dağılım 19-82) relrospektif olarak incelendi. Ameliyat edilen grupta 14 hasta (10 erkek, 4 kadın; ort. yaş 64), konservatif tedavi uygulanan grupta 17 hasta (11 erkek, 6 kadın; ort. yaş 55.6) vardı. İki gruptaki olgular yaş, cinsiyet, eşlik eden hastalıklar, başvuru anındaki arteryel kan basıncı, nabız sayısı, hematokrit değeri, kan transfüzyon miktarı, endoskopi bulguları, kanama nedenleri ve ölüm oranı açısından karşılaştırıldı. BULGULAR Konservatif tedavi gören tüm hastalara endoskopi yapılırken, cerrahi grubundan beş hastaya ameliyat öncesinde endoskopi yapılamadı. Kanamaların %74.1'inde peptik ülser saptandı. İki grupta duodenal ve mide ülserleri eşit sıklıkta görüldü. Kanama nedenleri iki grup arasında anlamlı farklılık göstermedi. Cerrahi grubunda ameliyat öncesinde ortalama 4.36 ünite, konservatif tedavi grubunda ise 2.29 ünite kan transfüzyonu yapıldı (p=0.013). İki grup arasında, başvuru anındaki ortalama sistolik kan basıncı (p=0.002), diyaslolik kan basıncı (p=0.029), nabız sayısı (p=0.003) ve hematokrit değeri (p=0.011) açısından anlamlı farklılıklar görüldü. Cerrahi grubundaki bir hasta (%7.1) kalp yetersizliği nedeniyle ameliyat sonrası dönemde kaybedildi. SONUÇ Çalışmamız, varis dışı üst gastrointestinal sistem kanamalı hastaların cerrahiye yönlendirilmesi ile ilgili ölçütleri netleştirici bulgular sağlamıştır.

Keywords: Ameliyat sonrası komplikasyonlar,Geriyedönük çalışma,Gastrointestinal kanama,Sindirim sistemi cerrahi işlemleri,Peptik ülser