Journals / Uluslararası Güvenlik ve Terörizm Dergisi / 2013 / Cilt: 4 - Sayı: 1
TE-SAT reports and ethnic terrorism in EU
- Pages
- 81–95
- DOI
- —
Abstract
EUs policy on counter-terrorism has gone beyond to the antiterrorism measures. EUs counter-terrorism policy has three important bases: (i) Police measures, (ii) socio-economic measures and (iii) cultural measures. Simultaneously implementing these measures on the basis of the principle of respect for human rights is believed to bring success. In this study EUs counter-terrorism policy is searched and the importance of the ethnic terrorism for EU is being emphasized. Therefore EUa approach on cultural measures including ethnic problems has a special importance. Its being observed that in the context of the group right and individual rights debate, EU chose the individual rights approach. Particularly the individual rights emphasis in the treaty of Lisbon is strongly expressing this approach.
Özet
2007 yılından beri Europol tarafından yıllık olarak yayınlanan TESAT Raporları, ABdeki en önemli terörizm sorunun etnik terörizm olduğunu ortaya koymaktadır. Genel olarak terörizmin, özel olarak ise etnik terörizmin vardığı boyutların da etkisiyle, ABnin terörizmle mücadeleye ilişkin politikası, polisiye tedbirleri içeren antiterörizmden daha kapsamlı tedbirleri içeren terörizmle mücadeleye doğru gelişmiştir. ABnin terörizmle mücadele politikası ise (i) polisiye tedbirler, (ii) sosyo-ekonomik tedbirler ve (iii) kültürel tedbirler olmak üzere üç önemli temel üzerine kurulmuştur. Bu tedbirlerin insan haklarına saygı ilkesi temelinde ve eş zamanlı olarak uygulanmasının, terörizmle mücadelede başarı getireceğine inanılmaktadır. ABnin terörizmle mücadele politikasının incelendiği bu çalışmada, etnik terörizmin AB açısından önemi vurgulanmaktadır. Dolayısıyla ABnin kültürel tedbirlere ilişkin yaklaşımı etnik sorunlar ve etnik terörizm açısından özel bir önem taşımaktadır. Bu bağlamda, ABnin -grup hakkı ve bireysel hak tartışmaları noktasında- geçmişteki belirsiz bakış açısını terk ederek, son dönemlerde açık bir şekilde bireysel hak yaklaşımını tercih ettiği görülmektedir. Özellikle Lizbon Antlaşmasındaki bireysel hak vurgusu, bu tercihi en güçlü şekilde ifade etmektedir.