Journals / Uluslararası Hematoloji-Onkoloji Dergisi / 2013 / Cilt: 23 - Sayı: 1

Kolorektal kanser tedavisinin retrospektif uzun dönem sonuçları ve prognostik faktörleri

Retrospective long-term results and prognostic factors of treatment for colorectal cancer

Pages
34–42
DOI
—

Abstract

To evaluate retrospectively 5-10 year overall survival rate in patients with colorectal cancer treated with or without adjuvant therapyfor early stage and analyze the impact of some prognostic factors on clinical outcome we retrospectively reviewed 56 patients t reated with only surgery, postoperative or preoperative 5-fluorouracil-based chemotherapy and radiotherapy. The following prognostic factors were considered at univariate analyses: age, sex, tumor location, pathological, tumoural and nodal stage, surgical procedure, pathological specimen margins and adjuvant treatment if applied. The 5 and 10 year actuarial rates for overall survival (OS)were 66 % and relapse free survival (RFS) rates were 83% and 58% respectively for all patients. Five years survival was 100%, 73%and 44% respectively for stages I, II and III (p< 0.01). Five years survival for N0, NI and NII disease were 81.3%, 75% and 0% respectively (p< 0.01). Better prognosis was observed for colon cancer compared to rectal and rectosigmoid tumors: 5 years surviva lrates 90%, 70% and 40% respectively (p< 0.01). Univariate analysis showed that nodal disease, location of tumor in a subsite of colon, pathological stage and surgical procedure had an impact on survival. Our retrospective study showed a good 5- 10 year ove- rall survival. Factors as individual pN2, tumor location and advanced pathological stage negatively influenced survival rates. In our opinion to achive better results especially in N2 cancer and rectal and rectosigmoid tumors, especially use of appropriate chem oradiation protocols and new high art radiation technology must be considered in clinical studies in advance

Özet

Kolorektal kanserli ve postoperatif olarak adjuvan veya neoadjuvan tedavi uygulanmış veya erken klinik evrede olması nedeniyle cerrahi operasyon dışında ek tedavi uygulanmamış olan olgularda 5 ve 10 yıllık sağkalım verilerini incelemek ve olası prognostik faktörleri belirlemek amacıyla çalışma retrospektif analiz yöntemiyle planlanmıştır. Bu çalışmada Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Bölümüne tedavi ve izlem için başvuran ve periyodik kontrollere çağırılan 56 lokal yerleşimli kolorektal kanserli olgu dosya verileri incelenerek retrospektif yöntemle değerlendirilmiştir. Yaş, cinsiyet, tümör evresi, nodal evre, patolojik evre özellikleri, tümör yerleşimi, cerrahi yöntem, sınır tutulumu ve radyoterapi veya kemoterapi adjuvan uygulamaları gibi değişkenler yönünden sağkalımlar karşılaştırılmış ve aradaki farklar istatistiksel yönden değerlendirilmiştir. Beş ve 10 yıllık genel sağkalım oranları %66, yinelemesiz sağkalım oranları ise sırasıyla 83% ve 58%dir. Evre I, II ve III için sırasıyla sağkalım %100, %73 ve %44 olup, N0,N1 ve N2 için sırasıyla %81.3, %75 ve %0’dır. Kolon kanseri diğer rektal ve rektosigmoid yerleşimli tümörlere göre daha iyi sağkalımgöstermekte olup sırasıyla 5 yıllık sağkalım %90, %70 ve %40dır (p< 0.01). Ortalama izlem süresi 83 ay (8-168ay) olan olgular içinyapılan Kaplan Meier sağkalım analizinde log rank analizlerine göre, nodal evre, tümör yerleşimi ve patolojik evre ve cerrahi yöntemin sağkalımı etkileyen faktörler (p< 0.001) olduğu saptanmıştır. Kolorektal kanserli 56 olgunun retrospektif olarak değerlendirildiği bu çalışmada patolojik ve nodal evre ve tümör yerleşiminin istatistiksel anlamlılık düzeyinde sağkalıma etkili olduğu saptanmıştır. Bu çalışmada, herhangi bir kolon bölgesinde yerleşimi göz önüne alınmaksızın tüm N2 tümörlerde tedavi stratejilerinin gözden geçirilerek kemoradyoterapi seçeneklerinin uygun doz ve yoğunlukta tedaviye eklenmesi ve /veya yoğunluk ayarlı radyoterapi gibi sofistike tekniklerin kliniğe geçirilmesiyle, sağkalımı arttırmaya yönelik farklı tedavi yöntemlerinin araştırılmasını hedeşeyen klinik prospektif amaçlı çalışmaların planlanması gerekliliği ortaya konmaktadır