Journals / Uluslararası Hematoloji-Onkoloji Dergisi / 2013 / Cilt: 23 - Sayı: 2
Sıçanlarda Radyasyonun İndüklediği Oksidatif Strese Karşı Arı Sütünün Koruyucu Rolü
- Pages
- 79–87
- DOI
- —
Abstract
The aim of this study was to investigate the effects of royal jelly against gamma-radiation induced oxidative damage in liver and lung tissue after total body irradiation. The adult male Sprague Dawley rats were randomly divided into six groups of sixteen animals each; group 1: control group (C), group 2: only irradiated rats (IR), group 3: irradiated rats with royal jelly administration at 25 mg/kg/day (IR+RJ25), group 4: irradiated rats with royal jelly administration at 50 mg/kg/day (IR+RJ50), group 5: only royal jelly administration at 25 mg/kg/day (RJ25), group 6: only royal jelly administration at 50 mg/kg/day (RJ50). Royal jelly (RJ) was administered at a dose of 25 and 50-mg/kg body weight, by gavage for 10 days prior to irradiation and 10 days after irradiation. On the tenth day of study, radiotherapy was applied to the whole-body by single fraction at a dose of 6 Gy. Half of rats were sacrificed at 24 hours and 10 days after irradiation under ether anesthesia. Blood samples were collected and analysed for alanine aminotransferase, aspartate aminotransferase, triygliceride, total cholesterol and gamma glutamyl transpeptidase levels. The lung and liver samples were stored for the measurement of malondialdehyde, glutathione peroxidase, superoxide dismutase and catalase activities. Rats exposed to wholebody irradiation induced a marked liver failure, characterized with a significant increase in serum AST, ALT, cholesterol and triglyceride concentrations, and also they had higher lung and liver MDA and lower GSH-Px, CAT and SOD (p<0.001). Administration of royal jelly resulted in a significant decreased in oxidative stress parameters and biochemical parameters, and certainly increased antioxidant activities. Furthermore, pre- and post-treatment with RJ was more effective than pre-treatment with RJ. These results suggest that royal jelly may probably protect the animals from radiation-induced liver and lung damage. The effects of royal jelly can result from its antioxidant properties.
Özet
Bu araştırmada, tüm vücut ışınlaması yapılan sıçanlarda arı sütünün akciğer ve karaciğer hasarına karşı koruyucu rolü olup olmadığı belirlenmeye çalışıldı. Her birinde 16 adet erişkin, erkek Sprague Dawley sıçan bulunan 6 grup bu çalışmaya dâhil edildi; Grup 1: kontrol grubu (K), grup 2: sadece radyasyon uygulanan (RT), Grup 3: radyasyon ile birlikte 25 mg/kg/gün arı sütü verilen (RT+AS25), Grup 4: radyasyon ile birlikte 50 mg/kg/gün arı sütü verilen (IR+AS50), Grup 5: sadece 25 mg/kg/gün arı sütü verilen (AS25) ve Grup 6: sadece 50 mg/kg/gün arı sütü (AS50) verilen grup olarak belirlendi. Arı sütü sıçanlara ışınlamadan 10 gün önce ve sonra günde bir defa gavajla verildi. Onuncu günde sıçanlara, tek fraksiyonda ve doz 6 Gy olacak şekilde tüm vücut ışınlaması yapıldı. Sıçanların yarısı ışınlamadan 24 saat sonra, kalan yarısı ise 10. günde eter anestezisi altında iken kan örnekleri alındıktan sonra sakrifiye edildi; karaciğer ve akciğer doku örnekleri alındı. Kanda biyokimyasal analiz (alanin aminotransferaz (ALT), aspartat aminotransferaz (AST), gamma glutamin transpeptitaz (GGT), total kolesterol ve trigliserit); akciğer ve karaciğer dokusunda malondialdehit (MDA), katalaz (CAT), glutatyon peroksidaz (GSH-Px) ve superoksit dismutazın (SOD) analizleri yapıldı. RT grubu, kontrol grubu ile kıyaslandığında AST, ALT, kolesterol, trigliserit ve akciğer ve karaciğer dokusundaki MDA seviyesinde istatistiksel anlamlı artış; akciğer ve karaciğer dokusundaki CAT, SOD ve GSH-Px aktivitesinde anlamlı düşme gözlendi (p< 0.001).RT ile birlikte arı sütü verilen gruplarda antioksidan aktivitelerde artış; biyokimyasal paremetrelerde ve MDAda anlamlı düşme görüldü. Tedavi öncesi ve sonrası verilen arı sütünün, tedavi öncesi verilen gruba göre daha etkili olduğu görüldü. Bu araştırma sonucuna göre arı sütünün tüm vücut ışınlaması yapılan sıçanlarda akciğer ve karaciğer hasarına karşı koruyucu rolü olduğu görüldü.