Journals / Uluslararası Hematoloji-Onkoloji Dergisi / 2014 / Cilt: 24 - Sayı: 1

Kanser Hastalarında Tamamlayıcı/Alternatif Tedavi: Bir Anket Çalışması

Complementary/Alternative Medicine Experience in Cancer Patients: A Questionnaire-Based Survey

Pages
45–53
DOI
—

Abstract

A study was designed to evaluate the frequency of complementary/alternative therapy (CAM) knowledge and usage in cancer patients. A 23-item survey questionnaire was administered to 494 patients who received chemotherapy in the medical oncology department of three hospitals between June 2011 and December 2011. After giving written informed consent, patients completed a selfadministered questionnaire. Differences among participants were assessed by using the SPSS 17.0 software. Of the 494 patients, 48% had heard of CAM, and 23.5% had used at least one CAM model. Herbs and vitamins were the most frequently used approach (82.2%). The most commonly used herb was the stinging nettle (55.5%). Marital status (p= 0.003), educational status (p< 0.001), monthly income (p< 0.001), knowledge about disease (p< 0.001), family history of comorbidity (p<0.012), and place of residence (0.004) were statistically significant for knowledge about CAM. However, marital status (p< 0.001), comorbidity (p= 0.004), educational status (p=0.006), family history of comorbidity (p= 0.008), and family history of cancer (p= 0.03) were statistically significant for CAM use. Logistic regression analysis showed that educational status (p=0.015), high monthly income (p=0.03), knowledge about disease (p= 0.005), and a family history of comorbidity (p= 0.005) were statistically significant for knowledge about CAM. Otherwise, only marital status (p< 0.001) and comorbidity (p= 0.04) were determined as independent factors for CAM use. Health professionals should routinely ask their patients about CAM use and discuss the reasons and outcomes of use. Randomized clinical trials are needed to determine possible risks and benefits associated with CAM use.

Özet

Kanser hastalarında tamamlayıcı/alternatif tedaviyi (TAT) bilme ve kullanma sıklığını değerlendirmek için bu çalışma dizayn edildi. Haziran 2011 ile aralık 2011 tarihleri arasında, 3 hastanenin medikal onkoloji departmanında tedavi gören toplam 494 hastaya 23 soruluk bir anket uygulandı. Hastalara yazılı bilgilendirilmiş onam formu imzalatıldıktan sonra, kendilerinin doldurması için anket formları verildi. Katılımcılar arasındaki farklar SPSS.17 paket programıyla değerlendirildi. Toplam 494 hastanın %48’i TAT terimini duymuş, %23.5’I de en az bir TAT modelini kullanmıştı. Bitkiler ve vitaminler en sık kullanılan yaklaşımdı (%82.2). En sık kullanılan bitki ise ısırgan otuydu (%55.5). Medeni durum (p= 0.003), eğitim durumu (p< 0.001), aylık gelir düzeyi (p< 0.001), hastalığı bilme durumu (p< 0.001), ailede komorbidite varlığı (p< 0.012) ve yaşadığı yer (p= 0.004), TAT hakkında bilgi sahibi olma durumuyla istatistiksel olarak anlamlı bulundu. Bununla beraber, TAT kullanımıyla medeni durum (p< 0.001), ek hastalık varlığı (p=0.004), eğitim durumu (p= 0.006), ailede komorbidite varlığı (p= 0.008) ve ailede kanser varlığı (p= 0.03) istatistiksel olarak anlamlı bulundu. Lojistik regresyon analizi yapıldığında ise, eğitim durumu (p=0.015), yüksek aylık gelir düzeyi (p= 0.03), hastalık hakkında bilgi sahibi olma durumu (p= 0.005), ailede komorbidite varlığı (p= 0.005) TAT hakkında bilgi sahibi olma durumuyla ilişkili idi. Sadece, medeni durum (p< 0.001) ve komorbidite varlığı (p= 0.04) TAT kullanımıyla ilişkili olan bağımsız faktörler olarak saptandı. Sağlık çalışanları, rutin olarak hastalarına TAT kullanımını sormalı ve sebepleriyle kullanımdan kaynaklanabilecek sonuçları tartışmalıdır. TAT kullanımının olası risk ve faydalarını saptamaya yönelik randomize çalışmalara ihtiyaç vardır.