Journals / Uluslararası Hukuk ve Politika / 2015 / Cilt: 11 - Sayı: 41

THE NAGORNO-KARABAKH CONFLICT IN THE CONTEXT OF THE RIGHT TO SELF-DETERMINATION

SELF-DETERMİNASYON HAKKI BAĞLAMINDA DAĞLIK KARABAĞ SORUNU

Pages
103–121
DOI
—

Abstract

The conflict over Nagorno Karabakh between Azerbaijan and neighbouring Armenia, which claimed thousands of live, wounded many more and a big damage to the property, has been going on since 1988. Finding a peaceful and lasting solution to these secessionist conflicts in Nagorno-Karabakh through dialogue between Azerbaijan and Armenia is also important in terms of an end to violations of the fundamental principles of international law. In this regard, it should be noted that the declaration of indepence by Armenians of Nagorno-Karabakh from Azerbaijan in a referendum is not legal under international law. Because the right to self-determination in international law is generaly accepted for people who are living under colonial regime. National minorities are deemed not to have this right so as to maintain the peace and stability of the international order consisting of nation states. Recognition and protection of the right of territorial integrity of states in international law takes precedence over the right to self-determination of peoples

Özet

1988 yılından beri Azerbaycan ve Ermenistan arasında devam etmekte olan Dağlık Karabağ uyuşmazlığı, binlerce kişinin hayatını kaybetmesine, daha fazla sayıda insanın yaralanmasına ve büyük bir mal kaybına neden olmuştur. Dağlık Karabağ’daki bu ayrılıkçı uyuşmazlığa Azerbaycan ve Ermenistan arasında kurulacak diyalog yoluyla barışçıl ve kalıcı bir çözüm bulunması, uluslararası hukukun temel ilkelerinin ihlal edilmesine son verilmesi bakımından büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda Dağlık Karabağ Ermenilerinin gerçekleştirdikleri referandumla Azerbaycan’dan bağımsızlıklarını ilan etmeleri uluslararası hukuk bakımından geçerli değildir. Zira, uluslararası hukukta self- determinasyon hakkı, genel olarak, sömürge yönetimi altında bulunan halklara tanınmaktadır. Ulus devletlerden oluşan uluslararası düzenin barış ve istikrarının devamı için ulusal azınlıkların bu hakka sahip olmadığı kabul edilmektedir. Uluslararası hukukta devletlerin ülkesel bütünlük haklarının tanınması ve korunması, halkların selfdeterminasyon hakkından önce gelir.