Journals / Uluslararası Hukuk ve Politika / 2007 / Cilt: 3 - Sayı: 10

Involvement of the International Criminal Court in Darfur Crisis and Limits of the US as a Superpower

Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin Darfur Krizi'ne Müdahil Olması ve ABD'nin Süpergüç Olarak Limitleri

Pages
43–74
DOI
—

Abstract

The Crisis in Darfur has recently been referred to the International Criminal Court (ICC). Since Sudan has not ratified the Rome Statute establishing the ICC, the Court did not have automatic jurisdiction over the incidents in Darfur. In an attempt to make the ICC authoritative in Darfur, UN Security Council has adopted a resolution (Resolution no. 1593) on 31 May 2005. Having been hostile to the ICC since its establishment, the US could not have prevented the passage of that resolution. ICC has gained a wider legitimacy and demonstrated that it will be able to exercise its jurisdiction over the territories of non-party states to Rome Statute. It also became evident that as a superpower, the US has its own limits in achieving its policy objectives. With a more general and comprehensive assessment it could be claimed even further that the US failure of not being able to prevent the ICC involvement in Darfur Crisis would necessarily mean the inadequacy of Realist paradigm in explaining world politics

Özet

Yirmi birinci yüzyılın ilk büyük insani dramı ve ABD’nin değerlendirmesine göre soykırımına sahne olan Sudan’ın Darfur bölgesindeki krize Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) müdahil oldu. Sudan’ın UCM’yi kuran Roma Statüsü’ne taraf olmaması nedeni ile Darfur’daki olaylara doğrudan müdahale edemeyen UCM, BM Güvenlik Konseyi’nin 31 Mart 2005 tarihli 1593 sayılı kararıyla olayları araştırma ve gerekirse dava açma yetkisine kavuşmuştur. UCM’ye muhalefeti artık yaygın bir şekilde bilinen ve Mahkemenin etkinliğini azaltmak için yoğun çaba harcayan ABD, Mahkemeyi evrensel bir uluslararası örgüt haline dönüştüren bu kararın çıkmasına engel olamamıştır. Bu kararla uluslararası düzeydeki meşruiyeti iyice artan UCM, Roma Statüsü’ne taraf olmayan ülkelerde dahi yargı yetkisine sahip olabileceğinin ilk örneğini göstermiştir. Mahkemenin bu artan meşruiyetine karşılık ABD’nin süpergüç olarak yapabileceklerinin sınırları olduğu ortaya çıkmıştır. UCM ile mücadelesinde kendisi açısından kısmen başarılı olabilen Amerikan diplomasisi UCM’nin Darfur Krizi’ne müdahil olmasını önleyemeyerek ağır bir prestij kaybına uğramıştır. ABD’nin uluslararası siyasi düzendeki süpergüç pozisyonunun Darfur Krizi’nde olduğu gibi sınırlı olduğunun ortaya çıkması Amerikan süpergücünün sorgulanabileceği anlamına gelmektedir. Ya da daha genel bir değerlendirmeyle, ABD’nin UCM’nin Darfur Krizi’ne müdahil olmasını önleyememesi, uzunca bir süre uluslararası ilişkiler disiplinini domine eden ve gücü merkeze alan Realist paradigmanın yetersizliğini ortaya koymaktadır.

Keywords: ABD