Journals / Uluslararası Suçlar ve Tarih / 2018 / Sayı: 19

YERLİ HALKLAR VE PETROL, GAZ VE MADENCİLİK ŞİRKETLERİ: RUSYA'NIN KUZEY KUTUP BÖLGELERİ ÖRNEĞİ

INDIGENOUS PEOPLES AND EXTRACTIVE COMPANIES: THE CASE OF THE RUSSIAN ARCTIC

Pages
49–73
DOI
—

Abstract

Bu makalenin amacı Rusya’nın farklı kuzey kutup bölgelerinde faaliyet gösteren petrol, gas ve madencilik şirketleriyle buralarda yaşayan yerli topluluklar arasında gerçekleştirilen fayda-paylaşımı anlaşmalarının incelenmesidir. Her ne kadar, farklı bölgesel mevzuatlar, izlek bağımlı uygulamalar ve şirket politikaları çok farklı müzakere edilmiş düzenlemelerin ortaya çıkmasına neden olmuşsa da, bu çalışma, pratikte kaynakların çıkartılmasına öncelik verildiği durumlarda, yerli halkların sesinin yadsınıyor olduğunu göstermektedir. Rusya’nın liberal olmayan bağlamında, yerli halklar müzakere kabiliyet ve uzmanlıkları kendilerininkinden çok daha fazla olan petrol, gaz ve madencilik şirketleriyle eşitsiz bir mücadele içindedirler. Genel olarak, Rusya’nın kuzey kutup bölgelerinde faaliyet gösteren ve bu bölgelerdeki doğal kaynakların çıkartılması ile ilgili imkânlardan esinlenen petrol, gaz ve madencilik şirketleri, fayda paylaşımı konusunda yeterli dikkati göstermemektedirler. Bu makale, Rusya’nın kuzey bölgelerinde, petrol ve gaz şirketleriyle yapılan anlaşmaların yerli halkaların hakları ile ilgili dengesiz manzarayı gözlerden saklamak gibi bir işlevi olduğunu iddia etmektedir.

Özet

The purpose of the article is to analyze the implementation of benefit-sharing agreements between indigenous communities and resource (oil, gas and mining) companies operating in different Arctic regions in Russia. While different regional legislation and regulatory frameworks, path-dependent practices and company policies resulted in a broad-spectrum of negotiated arrangements, the study shows that in reality, where resource extraction is prioritized, indigenous voices are often ignored. In Russia’s illiberal context, indigenous communities are engaged in an uphill battle with extractive companies whose capacity and expertise in negotiation process is far more extensive. By and large, extractive industries in Russian Arctic inspired by new possibilities in extracting natural resources appear to be ill-prepared to benefit-sharing commitments. The paper concludes that in the context of the Russian North, agreements with resource (oil, gas and mining) are entitled to sugar-coat the uneven landscape of indigenous rights.