Journals / Uluslararası Ticaret ve Tahkim Hukuku Dergisi / 2016 / Cilt: 5 - Sayı: 1
TAHKİM ANLAŞMALARINA İMZA KOYMAYAN TARAFLARIN SORUMLULUĞU HALLERİNDEN BİRİ OLARAK GRUP ŞİRKETLER DOKTRİNİ
- Pages
- 131–191
- DOI
- —
Abstract
The issue of non-signatories is a significant point of international arbitration. As one of the non-signatories, the Group of Companies Doctrine can be defined as companies which are the parts of an integrated economic group being bound by one anothers arbitration agreements in some circumstances. Despite the clear definition regarding the doctrine, it is probably the most misunderstood theory to bind parties that are not signatories of arbitration agreements. To help understand the Group of Companies Doctrine better, different applications in different jurisdictions and criticisms about the doctrine must be evaluated. In light of all these evaluations, it is without doubt that the Group of Companies Doctrine is a necessary and important theory for the benefit of international arbitration. This can be proved through single economic entity and control factors in group of companies. Additionally, to clarify the significance of the doctrine, preventing the abuse of corporate structure issue and the application of the doctrine as lex mercatoria must be noted as important arguments.
Özet
Tahkim anlaşmasına imza koymayan tarafların sorumluluğu halleri uluslararası tahkimin önemli bir meselesidir. Bu hallerden biri olan Grup Şirketler Doktrini, ekonomik açıdan bütünleşmiş bir grubu oluşturan şirketlerden herhangi birinin imzaladığı tahkim anlaşmasının diğer şirketler için de bağlayıcı olduğu durumlar olarak tanımlanabilir. Bu açık tanıma rağmen, Grup Şirketler Doktrini, imza koymayan tarafları tahkim anlaşmalarıyla bağlı kılan teorilerin en yanlış anlaşılanıdır. Grup Şirketler Doktrinini daha anlaşılır kılmak için, farklı yargılama sistemlerindeki farklı uygulamaları ve doktrin hakkındaki görüşleri de- ğerlendirmek gerekir. Tüm bu değerlendirmeler ışığında görülecektir ki Grup Şirketler Doktrini, uluslararası tahkim açısından önemli ve gerekli bir teoridir. Bu iddia, grup şirketlerdeki tek ekonomik bütünlük ve kontrol kavramları ile kanıtlanabilir. Bunlarla birlikte, doktrinin önemini daha da netleştirmek amacıyla, tüzel kişiliğin kötüye kullanımı hususu ve doktrinin lex mercatoria olarak uygulanması da önemli argü- manlar olarak dikkate alınmalıdır.