Journals / Uluslararası Ticaret ve Tahkim Hukuku Dergisi / 2017 / Cilt: 6 - Sayı: 2
AS AN OBSTACLE FOR COMPULSORY EXECUTION OF FOREIGN COURT JUDGMENTS IN CIVIL AND COMMERCIAL MATTERS: "TIME-LIMITATION"
- Pages
- 285–380
- DOI
- —
Abstract
It is primarily aimed to discuss whether the time-limitation is an obstacle to having an enforcement order, -depending on the exequatur proceeding, which is regulated as a precondition for the compulsory execution of foreign court judgments on civil and commercial matters in Turkish law -; and/or, whether it constitutes one of the enforcement barrier grounds, which prevents the enforceability of the foreign enforced judgments by way of execution proceedings or in which way it ceases the ongoing execution proceedings according to Turkish Law. It has been discussed through few examples that of certain national/supranational laws rules, practices and doctrinal views, in order to emphasise that the differentiation of States' current tendencies are to be shaped with their discreationary powers recognized by public international law and the fundamental arguments, underlying these tendencies. It has also been discussed that the prevailing doctriner view and nonuniform practices in Turkish Law are to be analysed in the light of the general principles that are legitimate and just for the limitation to effective access to justice.
Özet
Bu makalede, Türk hukukunda zamanaşımının, yabancı mahkeme ilâmları hakkında - cebri icraya başvurabilmenin ön şartı olarak kabul gören exequatur usûlü dairesinde- tenfiz kararı verilebilmesini ve/veya ilâmın, tenfiz kararından sonraki aşamada cebri icra organları aracılığıyla takip edilebilirliğini engelleyen ya da takibi sona erdiren icra engellerinden birini teşkil edip etmediği araştırma konusu yapılmıştır. Metinde önce, milletlerarası hukukta bu konuda devletlere tanınan takdir yetkisi dahilinde yapılan tercihlerin çeşitliliğine vurgu yapmak, bu bağlamda, güncel eğilimler ile temelinde yatan argümanları yansıtmakla sınırlı olarak, yabancı doktrin ve uygulamadan bazı örneklere yer verilmiş; daha sonra insan hakları içinde önemli bir yeri olan hak arama hürriyetine getirilecek sınırlamayı meşru/makûl kılan ilkeler ışığında, Türk hukuk kuralları ile doktrin ve mahkeme kararlarında benimsenen görüşlerin tahlili amaçlanmıştır.