Journals / Uzmanlık Sonrası Eğitim ve Güncel Gelişmeler Dergisi / 2007 / Cilt: 4 - Sayı: 2

Diagnostic accuracy of transvaginal sonography, sonohysterography and office hysteroscopy in the evaluation of abnormal uterine bleeding

Anormal uterin kanama değerlendirilmesinde transvajinal sonografi, somohisterografi ve ofis histeroskopinin tanısal değeri

Pages
137–143
DOI
—

Abstract

Objective: To find out the diagnostic accuracy of transvaginal sonography (TVS) and saline infusion sonography (SIS) by comparing the results with hysteroscopy (HSC) and hystological reports obtained by endometrial biopsies in pre and postmenopausal women with abnormal uterine bleeding (AUB). Design : Prospective study 138 GİRİŞ Anormal uterin kanama (AUK) premenopozal ve postmenopozal dönemde oldukça sık karşılaşılan bir jinekolojik problemdir. Kadın hastaların hayatlarının bu dönemlerindeki jinekolojik müracaatlarının ortalama %70' i AUK nedeniyle olmaktadır(1). Bu yaş grubunda diğer organik patolojilerle birlikte (endometrial polip, intrakaviter fibroid vs.) malign olgularla da sıklıkla karşılaşılabildiğinden erken tanı büyük önem taşır. Disfonksiyonel uterin kanamaları, patolojik uterin lezyona sahip olanlardan ayırt etmek bu hastaların tedavi yaklaşımında en öncelikli, izlenmesi gereken yol olup, histolojik tanı gerektirir. Endometrial örnekleme Dilatasyon ve Küretaj (D&C) ve histeroskopik yöntemle yapılabilmektedir. D&C invazif bir işlem olup sıklıkla genel anestezi altında uygulama gerektirir ve endometrial patolojileri tanımlamada yüksek yalancı negatiflik oranına sahiptir. (2). Histeroskopi uterin kavitenin direk görüntülenmesine olanak sağladığından, anormallik saptanılan bölgeden gözlem altında biyopsi alınabilmektedir. Histeroskopi eşliğinde endometrial örnekleme, endometrial patolojilerin değerlendirilmesinde D&C' den üstün olmakla beraber, ağrılı bir işlem olduğundan sıklıkla genel anestezi altında uygulama gerektirir. Günümüzde Birleşik Devletlerde dahi halen, jinekologların yalnız %28' i ofis histeroskopiyi bu olgularda uygulamaktadır(3). Türkiye' de klinisyenlerce, jinekoloji pratiğinde ofis histeroskopi kullanım oranını bildirir bir çalışma olmamasına karşın, aynı oranın ülkemiz koşullarında çok daha düşük olduğunu düşünmekteyiz. Uterin ve endometrial anormalliklerin görüntülenmesinde mükemmel bir yöntem olan transvajinal ultrasonografinin (TVS), uterin kavite evaluasyonundaki yeri sınırlıdır(4). Bu non-invazif yöntemle küçük strüktürel anormallikler gözden kaçabilmekte ve endometrial ve myometrial patolojilerin her zaman ayrımı yapılamamaktadır. Transvajinal sonografi esnasında negatif kontrast ajan olarak kaviteye salin solüsyonu injeksiyonu uterin duvarları birbirinden ayırarak endometrial anormalliklerin ultrason eşliğinde gözlenmesine olanak tanır. Salin infüzyon sonografi (SIS) daha az ağrılı oluşu, çabuk uygulanabilirliği, anestezi gerektirmemesi ve non-invazif oluşu sayesinde AUK evaluasyonunda ön plana çıkmaktadır(5,6). Bu çalışmanın amacı pre ve postmenopozal dönemde AUK' lı olgularda TVS ve SIS' in tanısal doğruluk oranlarını belirlemek ve elde edilen sonografik bulguların ofis histeroskopik görünüm ve histeroskopik biyopsi uygulaması sonucunda rapor edilen histolojik sonuçlar ile karşılaştırılmasıdır. Ümit Göktolga ve ark Setting: women presenting with abnormal uterine bleeeding as an outpatient procedure, in Gülhane Military Medical Faculty, between June 01, 2004 - August 01, 2005. Patients: 38 premenopausal and 6 postmenopausal patients Interventions: TVS and SIS was performed at the same seance and they underwent hysteroscopy and hysteroscopic biopsy one Setting: women presenting with abnormal uterine bleeeding as an outpatient procedure, in Gülhane Military Medical Faculty, between June 01, 2004 - August 01, 2005. Patients: 38 premenopausal and 6 postmenopausal patients Interventions: TVS and SIS was performed at the same seance and they underwent hysteroscopy and hysteroscopic biopsy one week later. Main outcome measures: The findings at TVS and SIS were compared with the hysteroscopic views and histologic findings. The sensitivity and specifity ratios of all three methods were calculated in defining the endometrial and intracavitary pathologies. Results: The sensitivity ratios of TVS and SIS in defining endometrial pathologies was 36.4% and 33.8% respectively and the sensitivity of hysteroscopy was lower. (%28.6, p=0.24) In the comparison of specifity ratios sonohysterography had a higher ratio than others. (TVS vs SIS, p=0.08; HSC vs SIS, p=0.07) As a result; in outpatient group, hysteroscopy gives not much more information than SIS. The detection rate of focal intrauterine pathology (polyp/submucous myoma) using conventional TVS was significantly lower than sonohysterography. (sensitivity ratios; 46.5% and 97.1% respectively; p=0.0009) The sensitivity ratios of hysteroscopy (100%) and SIS (97.1) was similar. (p=0.98) Conclusions: Sonohysterography is a modern, efficient and safe method which can replace office hysteroscopy in the diagnosis and evaluation of cases presenting with AUB especially in outpatient group.

Özet

Objektif : Anormal uterin kanamalı (AUK) premenopozal ve postmenopozal olgularda, transvajinal sonografi (TVS) ve salin infüzyon sonografi (SIS) tanısal doğruluk oranlarının, histeroskopik görünüm ve endometrial biyopsi uygulamasıyla rapor edilen histolojik sonuçlarla karşılaştırılarak belirlenmesi. Planlama : prospektif çalışma Ortam : 01 Haziran 2004 - 01 Ağustos 2005 tarihleri arasında GATA Kadın Hastalıkları ve Doğum AD polikliniğine AUK nedeniyle ayaktan müracaat eden hastalar Hastalar : 38 premenopozal ve 6 postmenopozal hasta Girişim: TVS aynı seansta SIS ve bir hafta sonrasında ofis histeroskopi ve histeroskopik biyopsi uygulaması Değerlendirme parametreleri : TVS ve SIS bulguları histeroskopik görünüm ve histolojik sonuçlarla karşılaştırılmıştır. Her üç metodun endometrial ve intrakaviter patoloji saptamadaki sensitivite ve spesifite oranları hesaplanmıştır. Sonuç: Endometrial patolojilerin tanısında TVS ve SIS sırasıyla %36.4 ve %33.8 sensitivite oranlarına sahip iken, histeroskopinin endometrial anormalliği yakalamadaki sensitivitesi ise daha düşük (%28.6) bulundu (p=0.24). Özgüllük oranları değerlendirmesinde sonohisterografinin daha yüksek orana sahip olduğu saptandı. (TVS vs SIS, p=0.08; Histeroskopi vs SIS, p=0.07) Ayaktan hasta grubunda histeroskopinin, SIS' den daha fazla bilgi vermediği sonucuna varıldı. İntrauterin patolojilerin (polip/submuköz myom) konvansiyonel transvajinal ultrason ile tespitinde sensitivite oranı, SIS' den anlamlı olarak daha düşük bulunurken (sırasıyla %46.5, %97.1, p=0.0009) histeroskopi (%100) ve SIS' nin (%97.1) sensitivite oranları benzer idi. (p=0.98) Yorum : AUK'lı olguların tanı ve evealuasyonunda sonohisterografinin güncel, güvenli bir yöntem olduğu ve özellikle ayaktan hasta grubunda tanısal amaçlı uygulanan ofis histeroskopinin yerini alabileceği yönündedir.

Keywords: Tanı teknikleri, kadın doğum ve kadın hastalıkları,Tanısal görüntüleme,İleriye dönük çalışma,Histeroskopi,Uterus kanamaları