Journals / Suç ve Ceza / 2020 / Cilt: 13 - Sayı: 2
HE NOTION OF POSITIVE OBLIGATIONS WHICH WAS EMERGED AS A CONSEQUENCE OF THE ECtHR CASE-LAW AND THE LEGAL RESPONSIBILITIES OF THE COUNTRIES WHICH VIOLATE THIS OBLIGATION WHILE FIGHTING AGAINST COVID-19
- Journal
- Suç ve Ceza
- Pages
- 571–604
- DOI
- —
Abstract
The right to life is regulated under Article 2 ECHR. Positive and negative obligation of the right to life has emerged as a result of the case law of the ECtHR. Accordingly, the negative obligation can be briefly defined as the prohibition of not killing, while the positive obligation can be defined as the measures that the State must take in order to prevent violations of fundamental rights by third parties. The right to life, which we have defined and explained above, is secured by various international organizations, treaties and court orders. Of these, the World Health Organization (WHO), the International Covenant on Economic Social and Cultural Rights and the ECtHR case law are important to us. Since it has started to be heard the end of 2019, undreds of thousands of people have lost their lives almost everywhere in the world due to the COVID-19 virus, which has started to be heard since the end of 2019 and has been on the agenda of the States and the organizations in recent months. In this case, the legal responsibility of the states emerged for the violation of the right to life and health of people who have lost their lives as a result of measures taken, not taken, late or wrong. The virus has shown an unavoidable increase in the UK until it is understood that this system will fail and precautions are taken after the UK’s initial conduct of herd immunity system. Similarly, Failure of Italy was to detect cases at the beginning and subsequently, incomplete and incorrect measures caused the virus to be noticed late and spread throughout the country. In Europe, that has become the center of the epidemic today, the UK and Italy have caused the rapid spread of Covid-19 virus both in their own country and within the EU, as a result of the wrong and missing practices mentioned above. In this study, due to all the above-mentioned reasons, the violation of the obligations and the legal responsibility of the UK and Italy while coping with the Covid-19 virus, will be argued with the help of previous doctrines and the cases.
Özet
Yaşam hakkı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) md.2 altın-da düzenlenmiştir. Yaşam hakkının, Avrupa İnsan Hakları Mahke-mesi (AİHM) içtihatları neticesinde pozitif ve negatif yükümlülüğü ortaya çıkmıştır. Buna göre negatif yükümlülük kısaca öldürmeme yasağı, pozitif yükümlülük ise temel hakların üçüncü kişiler tara-fından ihlal edilmesini önlemek amacıyla devletin alması gereken tedbirler olarak tanımlanabilir. Yukarda tanımladığımız ve açıkladı-ğımız yaşam hakkı çeşitli uluslararası örgütler, antlaşmalar ve mah-keme kararları ile güvence altına alınmıştır. Bunlardan Türkiye’nin 9 Haziran 1949 yılında 5062 sayılı kanunla onaylayarak üye olduğu Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Ekonomik Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi ve AİHM içtihatları bizim için önem arz et-mektedir. 2019 yılı sonunda duymaya başladığımız, son aylarda da tüm dünyanın gündemine oturan COVID-19 virüsü sebebiyle yüz binlerce kişi hayatını kaybetmiştir. Bu durumda devletlerin aldığı, AİHM İÇTİHATLARI NETİCESİNDE ORTAYA ÇIKAN POZİTİF YÜKÜMLÜLÜK KAVRAMI VE COVID-19 VİRÜSÜNE KARŞI MÜCADELEDE BU YÜKÜMLÜLÜKLERİNİ İHLAL EDEN DEVLETLERİN BİRLEŞİK KRALLIK VE İTALYA ÖZELİNDE HUKUKİ SORUMLULUKLARI SUÇ VE CEZA 2020 SAYI: 2572almadığı, geç veya yanlış aldığı tedbirler neticesinde hayatını kay-beden kişilerin yaşam ve sağlık hakkının ihlali hususunda devletle-rin hukuki sorumluluğu ortaya çıkmıştır. Birleşik Krallık’ın ilk başta sürü bağışıklığı sistemini denemesi ile bu sistemin başarısız olacağı anlaşılmış, ardından tedbirler alınmaya başlanana kadar virüsün Bir-leşik Krallık’ta önemli seviyede bir artış göstermiştir. Benzer şekilde İtalya’nın başta vakaları tespit etmekte başarısız olup, devamında geç, eksik ve yanlış tedbirler alması vakaların farkedilemeyip tüm ülkeye yayılmasına sebebiyet vermiştir. Bugün salgının merkezi ha-line gelen Avrupa’da özellikle Birleşik Krallık ve İtalya’da yukarıda belirtilen yanlış ve eksik uygulamalar neticesinde hem kendi ülkele-rinde hem de Avrupa Birliği (AB) sınırları içerisinde Covid-19 virüsü-nün hızlı bir şekilde yayılmasına neden olmuştur. Yukarıda belirtilen tüm bu sebeplerle Birleşik Krallık ve İtalya devletlerinin Covid-19 virüsü ile mücadelesinde yükümlülüklerini ihlal etmesi sebebi ile bu çalışmada, bu ülkelerin hukuki sorumluluğu daha önceki doktrinler ve davalar ışığında tartışılacaktır.