Journals / Süleyman Demirel Üniversitesi Burdur Eğitim Fakültesi Dergisi / 2003 / Cilt: 4 - Sayı: 6
Parça Yazı ve Yolculuk Anlatısı
- Pages
- 1–28
- DOI
- —
Abstract
Est appelée une forme fragmentaire des formes qui se caractérisent à la fois par leur incomplètude et par leur brièveté. Défini comme un morceau d’une chose qui a été brisée et, par extension, une oeuvre incomplète morcelée, le fragment, apparu dès le XVIIe siècle en France et qui a connu un grand succès dans la deuxième moitié du XVIIIe. siècle en Allemagne, est pourtant un trait essentiel aussi bien des textes classiques et anciens que des textes modernes, où il remplissent diverses fonctions. Dans ce travail nous nous proposons de révéler, à partir de quelques récits de voyage au XIX. siècle, les quelques fonctions de cette forme dans ces genres de récits, qui ont souvent la forme d’une ‘esquisse’, et auxquels les écrivains ne manquent pas d’apposer certaines traits littéraires. Nous avons ainsi pour but de repérer les traces de la discontinuité de certains récits de voyage, comme conséquence d’une pratique de l’écriture fragmentaire et la position moderniste des écrivains face à ces textes.
Özet
Daha çok bir bitmemişlik, eksiklik özelliğiyle belirlenen biçimler parça biçimler olarak adlandırılır. Kırılan bir bütünden bir bölüm; geniş anlamda, tamamlanmamış bir yapıt olarak görülen parça, XVII. yüzyıldan başlayarak Fransa’da, ardından XVIII. yüzyılda Almanya’da büyük bir başarı kazanmıştır. Klasik olduğu kadar eski ve modern metinlerin temel özelliklerinden birisi olan parça ilk anlamından başka (yitirilen bir metinden ya da kırılan bir bütünden bir bölüm, tamamlanmamış bir yapıt), XIX ve XX. yüzyıllarda da pek çok yazarca benimsenmiş bir yazı biçimi, yazınsal bir yöntem durumuna gelmiştir. Bir yöntem olarak benimsenen parça yazı klasik bütünlük düşüncesinin karşısında çeşitli yazınsal türlerde çeşitli işlevlerle donatılmışlardır. Bu çalışmada çoğunlukla bir ‘taslak’ ile bitmiş bir ‘yapıt’ görünümünde karşımıza çıkan kimi yolculuk anlatılarındaki parçalılığın ve bu yöntemin sonucu olarak ortaya çıkan süreksizliğin, kopukluğun çeşitli görünümlerini gözler önüne sermeyi, bu türden anlatılarda, yazarların anlatılarında parçaya yükledikleri işlevleri, parça metin karşısındaki tutumlarını açığa çıkarmayı amaçlamaktayız.